Her Telden Bir Blog

Ana Sayfa || giriş

Tinkırteylırsolcırseylır
21 Ocak 2012 Cumartesi, 00:50

Tom Hardy, İstanbul'a gelmiş ve benim haberim olmamış!!! Gerçi o saçla görseydim tanımazdım herhalde. Tabii bir de dudak faktörü var ki tanımamak imkansız, kıh kıh. İnternette mi, Twitter da mı ne birisi adamın dudakları için "obscene" lafını kullanmıştı da pek gülmüştüm. (Hatırladım, "Downton Abbey"deki Kemal Pamuk'un dudakları ile karşılaştırma yapmıştı birisi bir blogda, tamam tamam.)

[Sinema/TV/Dizi/Radyo] | Gönderen: hande |  Yorumlar (0)

The World of Downton Abbey
2 Ocak 2012 Pazartesi, 15:43

Hani burada daha önce demiştim ya, hani "The World of Downton Abbey" kitabının kindle text only versiyonu çıktığında alacaktım ya, planlarda biraz değişiklik oldu. Aslında epey bir zaman önce değişiklik oldu da, ancak aklıma geldi yazmak.

Brüksel'deki sınavdan çıkınca oradaki Waterstones'a uğradım. Bir şey alacağımdan değil de şöyle bir bakınmak için. Brüksel Waterstones'u pek sevmiyorum. Şunun şurasında bir kanal geçiyorsun İngiltere'den oraya gitmek için, di mi? Her gün bilmemkaç tane de Eurostar treni var Londra ile orası arasında işleyen. Vefekat, o kanalın üzerinde ne oluyorsa oluyor, kitapların üzerine uçuk uçuk Euro bazlı etiketler konuyor. Anlayacağınız, oradaki kiatplar da yemek için değil, koklamak için.

 

Neyse, girdim içeri, ortada bir masa var, pek çok satanlar ve tavsiye edilenler durur üzerinde. İşte o masada, sol ön köşede de bu kitabın hardcover'ı vardı. Büyükçe bir kitap, epey de kalın. Kağıdı da en-bi-süper-nefis-hamur-parlak kağıt olduğu için çok çok ağır. Açtım kitabı, karıştırmaya başladım. Allah'ım, o nasıl güzel bir kitaptı öyle! Diziden ve dizi dışından fotoğraflar, eski posterler, eski kartpostallar, etiketler, vs. vs. 1910-1920 arasındaki döneme ait bir sürü enfes şey! Şuraya, Amazon.co.uk sayfasında olan bir fotoğrafı iliştirivereyim:

Böyle bilmemkaç yüz sayfadan oluşan bir kitap -bir hazine- düşünün! O an orada karar verdim, text only filan alamam. İstanbul'a dönünce bir baktım, biraz da ucuzlamış kindle kitabı. 10 küsur lira daha fazla verdim ve o nefis kitabı aldım. (2 pound daha düşmüş o günden beri.) Tabii, Kindle aslen siyah beyaz bir sey olduğu için resimler o kadar da güzel görünmüyor, ama ne yaptım, Kindle for PC'den açıp baktım fotoğraflara. İngiltere'ye gitsem koca kitabı da alır getiririm. (7.99 sterline düşmüş Amazon'da.) (Londra rüyalarıma giriyor. Ağustos 2012? Veya Pegasus bilet kampanyası yaparsa Aralık 2012?)

Dış görünüşünden bu kadar bahsettim, özünde de iyi bir kitap. Bölüm başlıkları: Family Life, Society, Change, Life in Service, Style, House and Estate, Romance, War, Behind the Scenes. Bu başlıklar altında, 1910-1920 arasında bu kavramlar ele alınmış ve dizide nasıl işlendiğinden bahsedilmiş. Mesela yazar (ki diziyi yaratan Julian Fellowes'un yeğeni gazeteci-yazar Jessica Fellowes olur kendisi) "Style" başlığı altında dönemin giyim kuşamını ele almış ve dizinin kostüm sorumluları ile konuşarak kostümleri nasıl hazırladıklarını öğrenmiş.

 

Bu kitabı alıp, yalayıp yuttuğumda 2. sezon bitmişti ve Christmas Special'ın gösterimine bir aydan az bir zaman vardı. Bir önceki girişi yazdığımda son iki bölümü izlememiştim. 7. bölüm güzeldi, 8. bölüm ise çok çok güzeldi. Hatta bu son bölüm, daha önceki 3-4 bölümde homurdanmama neden olan tüm saçmalıkları affetmeme neden oldu. Sonra efenim, 1 hafta kadar önce de Noel özel bölümünü seyrettim ve şimdiye kadarki tüm saçmalıkları ve bundan sonra yapılacakları da affeden bir kıvama geldim sonunda. Şimdi, bekle dur Eylül 2012'yi!

Bu girişin bonusu: Dizide Matthew Crawley'yi oynayan Dan Stevens, 2012 Booker jürisindeymis. "Ne alaka?" diye bakınca öğrendim: adam Cambridge bilmemne kolejinde İngilizce okumuş, okulda edebiyat eleştirisi dersinin hocası da bu sene jürideymiş. Ayrıca online bir derginin de editörüymüş. Filan falan. Aferin ona. Düzgün bir kitap seçsin, yoksa külahları değişiriz.

[Kitap] [Sinema/TV/Dizi/Radyo] | Gönderen: hande |  Yorumlar (2)

Yüzyılın ikilemi
30 Aralık 2011 Cuma, 22:11

2012 yılı, Charles Dickens beyefendinin 200. doğum yıldönümü. Yüzyılın ikilemi ise şu: adamın romanlarını -okuduklarımı atlayarak- sıradan okusam mı? Vefekat, iç karartıcı, ekstra melodramatik olanların içimi bayma ihtimali konusunda ne yapmalı?

[Kitap] | Gönderen: hande |  Yorumlar (0)

Bu fotoyu Çarsamba gecesi koyduğumu varsayın
9 Aralık 2011 Cuma, 23:25

Hihi!

[Genel] | Gönderen: hande |  Yorumlar (2)

Dertliyim ruhuma hicranımı sardım
23 Kasım 2011 Çarşamba, 14:02

Bu aralar canım sıkkın. Bir sürü şeyin üst üste gelmesinden keyifsizim. Keyifsiziliğimin önemli nedenlerinden biri de Cuma sabahı gireceğim sınav. Yarın sabah Brüksel'e gidiyorum. Cuma TSİ 9:45'te de AB kurumlarında freelance tercümanlık yapabilmek akreditasyon sınavına girmek için hazır ve nazır olmam gerekiyor.

Bana kalsa bir 3-5 sene daha girmeyi düşünmezdim bu sınava. Birkaç senelik bir tecrübeden sonra girmeyi isterdim ama öğrenciliğim sırasında burs aldığım için ilk açılan sınava girmeye mecburum. Normalde son sınavdan bu kadar kısa süre sonra yapılmazdı bu sınav ama aldığım bir duyuma göre Brüksel Marie Haps üniversitesinden Türkçe ile mezun olanlar için yapılıyormuş öncelikle. Ben de kurban. Mezun olalı ve çalışmaya başlayalı 1.5 sene olmadı. Mezun olduktan sonra da İtalyanca ile ilgili en ufak şey yapmadım, iyice koptum. Okuldayken haftada 3 saat simültane, 3 saat de ardıl çeviri yapıyordum İtalyanca'dan. İngilizce<=>Türkçe olayı ise şansa kalmış, kazık konu da çıkabilir, dişime göre bir konu da...

Beni kurtarabilecek iki faktör olabilir: 1) Mezuniyetin üzerinden kısa süre geçmesinin avantaj olabileceğini düşünenler var - her şeyi kitabına uygun yapmak açısından. 2) Bu sınavdan kalsam da bir şey götürmez benden. Onun rahatlığı iyi gelebilir. (Bir taraftan da, bir miktar stres iyi geliyor bana aslında.) Henüz peer pressure'lık bir durumum yok, zaten taze, çiçeği burnunda, henüz pişmemiş bir tercümanım. ;)

Aman, böyle işte. Sıkıntının çoğu onu bunu tekrarlamam, çalışmam gerektiği halde çalışamamaktan. Vildan "çalışkan öğrenci sendromu" diyor buna. Yapmam gereken bir şey var ve yapamıyorum, onun sıkıntısı. Turistik geziye gidiyor gibi hissediyorum kendimi. Brüksel, ayrıca, ıyyyy! 2009'da ilkbaharda güzel havada gittiğimde bile sevmemiştim. Çikolata alıp geleceğim gibi. Arada bir içime iyi şeyler de doğmuyor değil ama kısa sürüyor bunlar.

Geçtim/kaldım haberi beklemeyiniz benden. Onu yazmamak için bu yazıyı yazıyorum zaten. Haber verirsem de sürpriz olur. Tek tesellim iki gün sonra TSİ 12:00'de sınavın bitmiş olacağı.

[Genel] [Evire Çevire] | Gönderen: hande |  Yorumlar (0)

Takvim

Oca

Şubat2012

Mar

P

S

Ç

P

C

C

P

30

31

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

1

2

3

4

Bağlantılar

Karalamalar / Emre Sururi
Derya'nın Blog Sayfası
Bengü'nün Blog Sayfası
Doruk'un Blog Sayfası
Gürer'in Blog Sayfası
Dee'nin Blog Sayfası
Çetin'in Blog Sayfası
Dr. Virago - Quod She
Ece'nin Resimleri

Resim Galerisi

Arama

Arşiv


powered by / kullanılan ana yazılım
GUBEN blogger by emre sururi

hosted by / barındırma
Fişek Enstitüsü Bilişim Hizmetleri
Fişek Enstitüsü Bilişim Hizmetleri
RSS Beslemesi
Yorumlar - RSS

Tüm Kategoriler
Genel
Gezi
Mazi
Güneyli Kız
Kitap
Grumpy Old Woman
Müzik
Sinema/TV/Dizi/Radyo
Evire Çevire

Sonraki->