Her Telden Bir Blog

Ana Sayfa || giriş

Goldrush Girl
4 Ağustos 2010 Çarşamba, 20:36

"Midsummer Nights" isimli karma hikaye kitabında Jeanette Winterson'ın "Goldrush Girl" hikayesi şu cümleyle başlar:

"When you meet someone for the first time, you forget it fast, or you remember it forever."

Hatta kimi zaman ilk nerede gördüğünü veya...

Cümlenin geri kalanını bir paranoya ile sildim. Başka bir ortamda yaptığım bu alıntı internette aratılırsa bu sayfaya ulaşılabilir, o yüzden... off, yazmıyorum işte, keyfimin kahyası mısınız? :)) (Bu arada, bu haftaki Newsweek Türkiye'de keyif kahyalığı ile ilgili hoş bir yazı var, derginin kapağı da çok güzel.)

Güzel bir cümle bu alıntıladığım. Çok da doğru.

[Kitap] | Gönderen: hande |  Yorumlar (0)

Link linki açar
4 Ağustos 2010 Çarşamba, 20:35

Efenim, Jeanette Winterson'la ilgili internette eşelenirken link linki açtı ve Wikipedia'nın Pat Cavanagh başlığında şuna rastladım:

"She was married to, and was the literary agent of, the writer Julian Barnes. They lived in North London. In the 1980s, Kavanagh left Barnes for a relationship with author Jeanette Winterson, author of Oranges Are Not the Only Fruit, but later returned to the marriage. Winterson is said to have used the relationship as the basis of her 1992 novel Written on the Body."

Bak bak, Julian hiç bahsetmemişti bundan? :)

Bu arada, 2008'de beyin tümöründen ölmüş. Demek o yüzden Barnes ölüm temasına fena halde takılmış durumda son kitaplarında. (Halbuki son kitabında başka nedenler öne sürmüştü yanlış hatırlamıyorsam. Gerçi o kitap da içimi fena halde sıktığı için yarım bırakmıştım, itiraf ediyorum. Julian Barnes tarihçemde bir ilk.)

[Kitap] | Gönderen: hande |  Yorumlar (0)

Mistress
1 Temmuz 2010 Perşembe, 23:44

Master yapıp da derece alan kadınsa "Mistress" mı deniyor ona? :)) Öyleyse Mistress oldum. Hiç tahmin etmiyordum ama "Pomp and Circumstance" tüylerimi diken diken etti. Stada girerken de, çıkarken de. Hele çıkarken, hocalar sağlı sollu dizilmişlerdi ve bizi alkışlıyorlardı. O "koridor"un hemen başında, sağ tarafta, Şehnaz Hanım, Ross ve Oğuz Bey vardı. Tabii sarılıştık öpüştük. Bizim programdan bir ben çıktım, yazılı çeviri master'ından çıkanlar da törene katılmamıştı.

Yarın da bölümün mezuniyet töreni için okula gideceğim. İnanamıyorum ama "Güneyli Kız" başlığı altındaki yazıların sonu geliyor.

[Güneyli Kız] | Gönderen: hande |  Yorumlar (0)

Film beklentisi
29 Haziran 2010 Salı, 18:22

Guy Ritchie'nin acilen bir film çekmesini bekliyorum. "RocknRolla"nın da devamı olabilir, "Sherlock Holmes"un da... Ne alaka? İngiliz sinemasında yeni bir gözdem var da, oradan aklıma geldi. Neyse, o da başka bir entry'nin konusu olsun ama Guy kardeş de beni duysun.

[Sinema/TV/Dizi/Radyo] | Gönderen: hande |  Yorumlar (0)

Okul again naturally
25 Haziran 2010 Cuma, 23:01

Çarşamba günü okulla ilişiğimi kesip kep ve cübbemi aldıktan sonra, önümüzdeki hafta yapılacak mezuniyet törenlerine kadar okula uğramayacağımı sanıyordum, yanılmışım.

Dün, Çarşamba epey bir üşüdükten sonra nezleli nezleli evde yatıyor, kalkıyordum ki Bahar'dan bir rica geldi. Bu sabah da kendimi iyi hissettiğim için kalkıp okula gittim.

Bu hafta bizim okulda Avrupa Komisyonu'nda çevirmen olarak çalışan ve Türkçe'yi eklemek isteyenlere verilen bir kurs vardı. 5 çevirmen: 1 Belçikalı, 1 Yunan, 1 İspanyol, 1 İtalyan ve 1 İngiliz. Belçikalı ve İtalyan benim sınavımda da vardı. İngiliz ise senenin başında bir günlüğüne derslerimize girmişti. Haftanın başında İtalyan'ı dinleyen hocanın işi olup gelemeyeceği için Bahar benden rica etti. Eh, artık EMCI belgeli bir çevirmenim ve C dilim de İtalyanca ya! :) Vay be, böyle yazınca bile sürreal bir etki yaratıyor. Neyse, gittim, bütüngün oradaydım. Çoğunlukla Tr->It'yı, arada bir de Tr->En'yi dinledim hatta feedback verdim. Ahanda, sürrealizm damlası no.2!

Biraz önce internette eşelenirken de, tamamen aklımdan çıkmış, yardımcı kadın oyuncu rolüyle Oscar almam gereken bir filmi buldum. Nayırrr, söylemem yerini. "Avrupa Parlamentosu" diyeyim, o kadar. :) İngiltere maceralarımda bilmemkaç kilo vermeden önceki duba halim. Ne yazık ki çevirmenlik tarihi sayfalarına öyle geçtim. Bir dakika, yav, ahanda filmin çekildiği günün entry'si. Yok... Bulamadım ama mutlaka yazmışımdır.

Hah, bir de, yine bulamadım ama geçen sene tanıştığım bir Avrupa Parlamentosu çevirmeniyle bugün yine karşılaştık, öğle yemeğinde "Ne olacak bu öğrencilerin hali?" cinsinden bir  muhabbet bile ettik. :)) Ben adamı Hollandalı sanıyordum, galiba Belçikalı'ymış. Çikolata getirmişti. Godiva markaydı ama benim aklıma leziz Leonidas'ları getirdi. Brüksel'in en, hatta tek sevdiğim şeysi olmuştu. Bugün Bahar söyledi, Riga'da da nefis, ev yapımı çikolata satan küçücük bir dükkan varmış. Şekerim mi düştü ne? Gece gece çikolata muhabbeti!

[Güneyli Kız] [Evire Çevire] | Gönderen: hande |  Yorumlar (0)

Takvim

Ağu

Eylül2010

Eki

P

S

Ç

P

C

C

P

30

31

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

1

2

3

Bağlantılar

Karalamalar / Emre Sururi
Derya'nın Blog Sayfası
Bengü'nün Blog Sayfası
Doruk'un Blog Sayfası
Gürer'in Blog Sayfası
Dee'nin Blog Sayfası
Çetin'in Blog Sayfası
Dr. Virago - Quod She
Ece'nin Resimleri

Resim Galerisi

Arama

Arşiv


powered by / kullanılan ana yazılım
GUBEN blogger by emre sururi

hosted by / barındırma
Fişek Enstitüsü Bilişim Hizmetleri
Fişek Enstitüsü Bilişim Hizmetleri
RSS Beslemesi
Yorumlar - RSS

Tüm Kategoriler
Genel
Gezi
Mazi
Güneyli Kız
Kitap
Grumpy Old Woman
Müzik
Sinema/TV/Dizi/Radyo
Evire Çevire

Sonraki->