Her Telden Bir Blog

Ana Sayfa || giriş

Hati Kadın Niçın Aglayi?
11 Temmuz 2008 Cuma, 23:48

Yaklaşık 1.5 hafta önce, internette bir yerlerde, tesadüfen "Elveda Rumeli"nin müziklerinin toplandığı cd'nin çıktığını öğrendim. "Benim olmalı!" nidalarıyla oraya buraya sordum ama henüz çıkmadığını söylediler. En sonunda, bir hafta önce kavuştum. O gün bugündür, gece gündüz onu dinliyorum, daha da doyamıyorum. Yolda dinlemek çok tehlikeli: bazı şarkılarda, ne bileyim, şöyle hafif hafif oynamamak için zor tutuyorum kendimi, ki ben oynamayı hiç sevmem. Ama Rumeli türküleri bu açıdan çok fena gerçekten, insan rahat duramıyor.

Cd'deki favorim tabii ki "Mavrova". Tee kısçeyken duymuşum bunu. Sözlerini o zamandan hatırlayim:

Mavrova'dan aldım sümbül bir okka nohut
Al beni bre sar more sümbül yanında uyut

Gel yanıma gir koynuma ayletme beni
Yedi da sene mapista yatsam saracam seni

Mavrova'dan çıktın sümbül üç gün eylendin
Üç günün içinde sümbül kimi beğendin

Gel yanıma gir koynuma ayletme beni
Yedi da sene mapista yatsam saracam seni

Amma vardır bir tene daha, yeni duymuşimdır oni. "Hati Kadın". Tipik Rumeli ezgisi. Ana fikri de şöyle: Hati Kadın ağlıyormuş; babasına, annesine, ağabeyine ve yengesine sormuşlar neden ağladığını. Bir tek yengesi biliyormuş. Bir gece önce bir "bey ogli" tambur çalarak ve "beyaz çevreyi salla salla" geçmiş de onun için ağlarmış. (Ben dinlerken niçin ağladığını anlamadığım, cd ve kitapçığı da Armutlu'da annemde olduğu için aradım, sordum. Bunun sonucunda karşılıklı gülmekten bir süreliğine iptal olup telefonda konuşamaz duruma geldik.)

Gidın sorun babasina
Gidin sorun babasina
Hati Kadın niçın aglayi?

Babasi da dedi mori
Babasi da dedi mori
Ben da bilmem niçın aglayi...

Gidın sorun annesine
Gidın sorun annesine
Hati Kadın niçın aglayi?

Annesi da dedi mori
Annesi da dedi mori
Ben da bilmem niçın aglayi...

Gidın sorun agosuna
Gidın sorun agosuna
Hati Kadın niçın aglayi?

Agosu da dedi mori
Agosu da dedi mori
Ben da bilmem niçın aglayi...

Gidın sorun yengesine
Gidın sorun yengesine
Hati Kadın niçın aglayi?

Yengesi da dedi mori
Yengesi da dedi mori
Ben bilırım niçın aglayi...

Gece geçti bir bey ogli
Tamburayı çala çala
Beyaz çevreyi salla salla
Hati Kadın onun içın aglayi...

Beyaz çevrey salla salla
Bizim Hati onun içın aglayi...

Yani, ne, Hati Kadın adama aşık mı olmuş? Onun içın mı aglayi? Ben hâlâ çözemedim... (Ayrıca niye Ati Kadın deyıl da Hati Kadın?) (Buraya bir parantez daha açıp, çocukluğumdan iki anı anlatayım: teyzemler Kırklareli'nde oturuyorlardı, ben de daha 5 yaşında filandım. 23 Nisan mı, 29 Ekim mi ne, bir resmi tatilde kalmaya gitmiştik. 1) Herkes bana "Ande" diyordu orada, komşular filan. 2) Pazara gitmiştik, hani fiyat etiketleri olur ya, havuçların üzerinde "Avuç" yazıyordu. 3) Üç anı olsun... Bu biraz alakasız ama, annemin tembihlerine uymayarak, parkta oynamaya gidiyorum diyerek bayram törenine gitmiştim. Tören pek güzeldi de, herkes dağılınca kaybolduğumu anlamıştım. :))) Ama Allah'tan çok bilmiş bir yaratık olduğum için gayet soğukkanlı bir şekilde bir polis amcaya gidip "Ben Tağmaç Apartmanından Filanca'nın yeğeniyim, kayboldum" demiştim de eve dönebilmiştim. Maceracı ruh işte. :)) Annem sık sık kapıdan girdikten hemen sonra "Aannee, ben kaybooolduuum!" diye ağladığımı da anlatır. Ama herkesin içinde ağlamayıp karizmayı çizdirmemişim, kendimi tebrik ediyorum.

Ne diyordum? Ha evet, müzikler çok güzel. Rumeli türkülerinin yanında yeni besteler de var, ama onlar da benzer ezgiler.

Ayrıca, atv dizinin tekrarını veriyor hafta içi her gün. Seyretmediğim epey kısımları varmış. Mesela bugünkü bölümün sonunda Zarife kendini astı. (Zarife, dizide en sevdiğim karakter bu arada.) Çünkü Makedon sevgilisi Alex'le birlikte gördüler bunu ve bir Müslüman'la bir Hıristiyan hiç aşık olur mu? Çok ayıp... Bütün köy bunlardan, hatta Zarife'nin ailesinden yüz çevirdi, artık Ramiz Efendi'den süt almaz oldular. Bu Alex-Zarife aşkı ne badireler atlatacak daha...

Ah, bir de şu da mükemmel bir türkü:

Çıkayım gideyim Urumeli'ne aman aman
Arzuhal vereyim yarim beylerbeyine aman aman
Kimleri sarayım yar senin yerine aman aman
Gizli gizli sevdalarımız aşikâr oldu aman aman
Bize bu ayrılık yarim Mevla'dan oldu aman aman

Çıkayım gideyim bir uçtan uca aman aman
Göstereyim sana canım ayrılık nice aman aman
Kurbanlar keseyim sardığım gece aman aman
Gizli gizli sevdalarımız aşikâr oldu aman aman
Bize bu ayrılık canım Mevla'dan oldu aman aman

Yani, anlayacağınız bu aralar bayağı yoğunum filan (yazarım bir ara) ama keyfim yerinde.

Te bu kaa...

[] [] | Gönderen: hande |  Yorumlar (3)

Kim, ben mi?
16 Eylül 2007 Pazar, 11:22

Cuma günü eski işyerimden bir arkadaşımdan e-mail aldım. Canım eski şirketimde benimle ilgili iki söylenti dolaşıyormuş: 1)başka işe geçti 2)evlendiği için ayrıldı. Haydi 1.yi anladım da 2.yi kim, nasıl, neresinden uydurmuş çok merak ediyorum. Valla harcanıyor o şirkette o hayal gücüyle; edebiyatla uğraşsın, senaryo yazsın...

[] [] | Gönderen: hande |  Yorumlar (0)

Acaba?
30 Temmuz 2007 Pazartesi, 09:45

Geçtiğimiz iki hafta sonunda "Acaba doğru karar verdim mi?" sorusu aklıma gelip gelip duruyordu. Geçtiğimiz Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma ve bugün ise cevabım hep "Kesinlikle!" oldu. Bu da burada, ileride şüpheye düştüğüm günlerde bakabileceğim bir blog girişi olarak kalsın.

[] | Gönderen: hande |  Yorumlar (1)

23 Temmuz 2007 itibarı ile...
23 Temmuz 2007 Pazartesi, 14:04

...istifa etmiş bulunuyorum. 10 Ağustos son. :)

[] | Gönderen: hande |  Yorumlar (0)

Karar
17 Temmuz 2007 Salı, 20:08

Aptal bir iş için hâlâ işyerindeyim. Bugün, ilk fırsatta gitme kararını verdiğim gündür!

[] | Gönderen: hande |  Yorumlar (0)

Takvim

Nis

Mayıs2018

Haz

P

S

Ç

P

C

C

P

30

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

31

1

2

3

Bağlantılar

Resim Galerisi

Arama

Arşiv


powered by / kullanılan ana yazılım
GUBEN blogger by emre sururi

hosted by / barındırma
Fişek Enstitüsü Bilişim Hizmetleri
Fişek Enstitüsü Bilişim Hizmetleri
RSS Beslemesi
Yorumlar - RSS

Tüm Kategoriler


Sonraki->