Seksen Günde Devri Alem

Ana Sayfa || giriş


1 Şubat 2012 Çarşamba, 17:06

Nazim Hikmet'in meshur siirinden alintidir efendim:

Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
                        beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
                                    insanlar için ölebileceksin,
                        hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
                        hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
                        hem de en güzel en gerçek şeyin
                                      yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Simdi sabah sabah bunu okudum da aklima geldi: Kendimiz olmesek ama gencligimizi oldursek laboratuvarda o da sayiliyor mu acaba? (Insanlar icin filan yaptigim yok bu isi, tamamen ego meselesi ama olsun.)

[Genel/Geyik] [Sanat/Manat/Edebiyat] | Gönderen: tassadar |  Yorumlar (0)

Internet bankaciligi
13 Temmuz 2011 Çarşamba, 18:59

   Bankalar, internet sitelerinin guvenlik onlemlerini artirarak; yok sms-sifre'dir, yok RSA anahtarliktir gibi hadiselere girerek aslinda daha guvenli yapmiyorlar hicbir seyi.

   Ama bu onemler sayesinde internet bankaciligini kullanmak zorlastikca, telefonda kredi karti numaralarini soranlara guvenlik koduna kadar her seyi soylemeye hazir bilisim ozurlu insanlar sistemden caydirilmis oluyorlar. Boylece geriye sadece dikkatli ve acik vermeyen kullanicilar kaliyor ve hirsizlarin isi zorlasiyor.

   (Oh be, dunyanin bir sirrini daha ifsa ettim.)

[Genel/Geyik] [Felsefe/Dünyayı Kurtarma Stratejileri] | Gönderen: tassadar |  Yorumlar (0)

Kar - Yağmur
19 Mart 2011 Cumartesi, 16:43

   Dışarıda bir şey yağıyor. Yağmur desem yağmur değil; kar desem kar değil. Küçük küçük dolu gibi bir şey bile olabilir. Ankara'nın havası temiz değildi, güzel de değildi: Ama basitti. Dağ başında, soğuk iklimde yaşamak insanı binbir türlü hava olayına alıştırtıyor. Eskimolar'ın kara 80 tane isim vermesi gibi.

   Arada bir düşünüyorum; hadi ben doktora bitsin burdan toz olurum diyorum. Peki insanlar neden böyle sert iklimlerde ömür boyu yaşamayı kabul ediyorlar? Bir arkadaşın bir yorumu vardı; "Ya bu ilk göçmenler Avrupa'dan Amerika'ya gelince buraların bu havasını görünce neden gemilere atlayıp geri dönmediler?" diyordu. Mezhep zulmü buranın soğuğundan yeğdir yahu.

[Genel/Geyik] | Gönderen: tassadar |  Yorumlar (0)

Yeraltından Notlar vs.
9 Şubat 2011 Çarşamba, 05:13

   Zeki Demirkubuz, Dostoyevski'nin 'Yeraltından Notlar'ını Ankara'da geçecek bir filme uyarlıyormuş. Başrolde kim var; ne siz sorun ne ben söyleyeyim.

   Oha be kardeşim.

   Not: Bu arada Kıskanmak ne güzel filmdi öyle. Ben böyle dialogların nutuk şeklinde olduğu şairane filmleri pek bir seviyorum yahu.
   Not 2: Dialogları o kadar kasıntı değildi ama Fountain da böyleydi. Soundtrack'inde "Together We Will Live Forever" diye şarkı olan filmden ne beklersiniz zaten.
   Not 3: Fountain'dan Black Swan'a hiiiç geçmiyorum şimdi akşam akşam.
   Not 4: Kıskanmak'taki piyano parçası bir yerlerden tanıdık geliyorsa size gelsin, pek meşhur, pek yaygın bir şarkıymış kendileri. Erkan Oğur bile çalmış hatta.
   Not 5: Fragmandaki Albinoni'yi demiyorum be, öbürü, öbürü. İnat ettim, adını yazmayacağım. Niyeyse.
   Not 6: Hadi bahsi geçmişken fragmanını koyayım bari Kıskanmak'ın: http://www.youtube.com/watch?v=FL_SoxbS8XI

[Sanat/Manat/Edebiyat] | Gönderen: tassadar |  Yorumlar (0)

Yeni bir mutfak macerası: Süperısıtılmış su
22 Kasım 2010 Pazartesi, 04:38

   Artık blog yazmaz oldum, yazsam bile en büyük şebeklikleri mutfakta yaptığım için en popüler konu olan mutfak macelarımı yazmaz oldum. E 5 yılın sonunda makarnayı yakmamayı öğrendim, eskisi kadar et yapmıyorum, yapsam da suyunu bırakacağını hesaplamayı beceriyorum artık. Haliyle size anlatmaya değecek malzeme çıkmıyor.

   Ama korkmayın! Geçtiğimiz günlerde sakarlık konusunda yeni bir çığır açtım. Gülecek, dalga geçecek, ve hatta torunlarınıza anlatacak (kısaca bu blog'u hala okuduğunuza değecek) güzel bir hikayem var.

   Efendim, öncelikle biraz istatistiksel fizik ile başlayalım. Konunun gidişatı açısından önemli, atlamayınız. Biliyorsunuz, suyun buz ve buhar halleri var. Bunlara fizikte 'faz' diyoruz biz. Ben ilkokuldayken bize üç diye öğretmişlerdi bunları; katı, sıvı, gaz. Ortaokulda filan "E hocam plazma ne o zaman?" diye hoca sinir eder/ilgi çekmeye çalışırdı sınıfın ukala öğrencileri. (Evet, biliyorum, kızlar fizik bilgisinden etkilenmiyorlar.) Şimdi sorsanız Bose-Einstein yoğunlaşıklarından, Kuark-Gluon plazmalarına, yok daha olmadı topolojik yalıtkanlara kadar seksen tane faz çıkmış ama benim mutfağımın sınırları içerisinde katı-sıvı-gaz'dan ötesini kaale almamıza pek gerek yok.

   Takdir edersiniz ki bu fazlar arasında geçişler olabiliyor, mesela suyu dondurursanız sıvı fazdan katı faza geçiyor kiiiii bu olaya da fizik dilinde, evet evet bildiniz, faz geçişi diyoruz. Dinamik, yani sonsuz zamandan kısa süren, faz geçişlerini incerlerseniz, aslında çoğumuzun bilmediği, bilse de sallamadığı bir durum var: Suyu donma sıcaklığının altına soğutmanız illa da katı hale geçeceği anlamına gelmez. Suyu uygun koşullarda soğutursanız aslında 'süpersoğutulmuş' su elde edebilirsiniz. Bu su sıfırın altında bir sıcaklıkta olsa bile donma sürecini başlatacak tetikleyiciden (bu fizik terimi değil, ben uydurdum) yoksun olduğu sürece faz geçişi gerçekleşmeyecektir. Bu süper-abc fazların daha çooook örneğini görebilirsiniz sağda solda. Mesela (yukarı bakarsanız) gördüğünüz kimi bulutlar (belki de hepsi, valla bilmiyorum) aslında gazdan sıvı hale geçebilecek yoğunluktayken geçmezler, ama eğer şehrinizin suya ihtiyacı varsa belediyesi paraya kıyıp uçaktan fişek attıracak olursa faz geçişini başlatıp yağmur yağdırabilirsiniz. Ya da süperderişik bir çözelti olan annenizin çilek reçelindeki şeker uygun şartlarda kristallenebilir, vs.

   Bunlar sıkıcı geçişler. Eğer aksiyon istiyorsanız süperısıtılmış suyla oynamak eeeeen iyisidir. (Bunu evde denemeyin, denerseniz de sonra gelip bana patlamayın "Senin yüzünden yandık!" diye.) Youtube'de filan aratırsanız bir sürü vidyosunu bulabilirsiniz bunun: Uygun şartlarda su kaynama sıcaklığının üstüne, ben diyeyim 120, siz diyin 150 dereceye kadar kaynamadan ısıtılabilir. Bu durumdaki suya bir kaşık, ya da başka bir şey attığınız zaman birden inanılmaz bir hızla kaynmaya başlar.

   Ama bunu yapması kolay değil tabii. Suyun temiz olması lazım, hatta kimi kaynaklara göre damıtılmış. Sonra ısıtmanın da mümkün olduğunca eş dağılımlı olması için mikrodalga filan kullanmak gerekebilir. Konu üzerine çekilmiş bir 'mythbusters' bölümünde adamlar "Ya bunu bütün dünyada yapsa yapsa yılda üç beş salak yapar da yaralanır" diyorlardı.

   Sözün kısası, kazara yaptım ben bunu. Çay yapmaya çalışıyordum, üç dakika ısıttım suyu mikrodalgada, arada başka bir şeyle uğraştım, su kaynayıp da soğumuştur zannettiğim için bir üç dakika daha ısıttım. Arada da içine çatal filan soktum, süperısıtılmışsa birden fokurdayıp beni yakmasın diye. Sonra çıkardım, bardağı tezgaha koydum, sol elimle içine çay poşetini attım ki...öyle bir kaynadı, öyle bir kaynadı anlatamam. Ya da anlatırım: Koca su bardağının dibinde bir parmak su kaldı, gerisi bütün mutfağa yayıldı. Poşeti attığım sol elimin bileğinde kocaman bir yanığım var (aslında artık yok, iyileşti sayılır, iz kalmıycak galiba), bir de alnımın biraz derisi soyuldu. (Evet, su alnıma kadar sıçradı.)

   Hikayeden çıkarılacak ders: Mikrodalgada su kaynatırken dikkatli olun, öyle youtube'de dedikleri kadar da zor değil birşeyleri süperısıtmak.

[Ansiklopedik/İşe Yaramaz Bilgi] [Hayat/Sürünme Tecrübeleri] | Gönderen: tassadar |  Yorumlar (0)

Takvim

Nis

Mayıs2012

Haz

P

S

Ç

P

C

C

P

30

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

31

1

2

3

Bağlantılar

Epigraf
Karalamalar
Çiçek Güncesi
Sakız Kağıdı
Godot'yu Bekledim

Resim Galerisi

Arama

Arşiv


powered by / kullanılan ana yazılım
GUBEN blogger by emre sururi

hosted by / barındırma
Fişek Enstitüsü Bilişim Hizmetleri
Fişek Enstitüsü Bilişim Hizmetleri
RSS Beslemesi
Yorumlar - RSS

Tüm Kategoriler
Genel/Geyik
Felsefe/Dünyayı Kurtarma Stratejileri
Ansiklopedik/İşe Yaramaz Bilgi
Hayat/Sürünme Tecrübeleri
Sanat/Manat/Edebiyat

Sonraki->