DAG

Ana Sayfa || giriş

XY problemi
10 Eylül 2014 Çarşamba, 11:10

 meta.stackexchange.com/questions/66377/what-is-the-xy-problem

[Şundan Bundan] | Gönderen: obm |  Yorumlar (0)

Dünyanın en küçük darbukası
9 Ocak 2014 Perşembe, 02:29



İlk önce misafirlikte olduğum evdeki rüyamdan bağırarak uyandım. Daha sonra o deniz kenarındaki evde üst kattaki anneme neden bağırarak uyandığımı anlattım. Daha sonra o tek başına yaşadığım büyük evde tekrar uyuyamadım. Daha sonra o bir sürü yataklı evde bağırarak uyanırken ve uykusuzluktan dolaşırken rahatsız ettiğim misafir çifte uzun süre yeni bir yatak beğendirmeye çalıştım. Rüya içinde rüya içinde rüyalarımda bir süre daha böyle bağırarak uyanmaya devam ettim, ve şimdi burada bu satırları yazıyorum.

Ne bağırdığımı merak ederseniz avazım çıktığı kadar "D. beni hep aldattın" diye bağırıyordum. Niye bağırdığımı merak ederseniz rüya içindeki rüyamın içindeki rüyanın içindeki ... rüyada D.'yı birisi olarak imgelediğim birisiyle yatakta gördüm, ve zaten aylardır süren bir ilişkide olduklarını anladım. 

Bakalım ne kadar olmuş. 4 ay 24 gün. Bir İtalyan kızın bu kadar süre yalnız kaldığını düşünmek gördüğüm yaşam tarzları açısından mantıklı olmaz. Hatta kuvvetle muhtemel bu ilişkide 5+ aydır yalnız olan taraf benim. Mantık insanı bazen kötü ısırıyor.

Gerçekler ve hikayeler arasındaki bağlantı: Yine tam ters köşedeyim. Bir takım gerçeklere yazdığım hikaye bir tane bile uyumsuz ama kaçamadığım gerçekle tamamen değişti. Zaten baştan "Gerçek"lerim de akıcıymış, yeni eklenen gerçeğe hemen utanmadan uyum sağladılar.  Anının doğası böyle desem, gerçeklerin bir kısmı defterde, onları nasıl açıklayacağım? Basbaya geçmişim değişti işte. Geçmişte yaptıklarım değil ama geçmişteki benin ta kendisi. İyi bir değişim de değil üstelik. Bildiğin aşk aptalı bir "inek" oldum.

Şu sıralar Kundera'nın yaptığı şakalardan biri gibiyim. Eh, öyle veya böyle, belki 4 ay 24 gün önce haklı değildi (belki de kendince haklıydı) ama şimdi 4 ay 24 gün sonra kesinlikle haklı. Hangi İngilizin lafıydı, bir yetişkinin başına gelenler konusunda kendinden başka kimseyi suçlama hakkı yoktur.

...veya Amerikan takılalım, I'm out of luck dude.

Önümde anlaşılan yine uykusuz bir gece var. Aylardır olduğu gibi. Oturup bunları düşüneyim bari. Veya düşünsem ne olacak, en iyisi kitabımın geri kalanını bitirmek. 



 

[Şundan Bundan] | Gönderen: obm |  Yorumlar (0)

Turin'deki ata ne oldu peki?
10 Temmuz 2012 Salı, 00:39





[Şundan Bundan] | Gönderen: obm |  Yorumlar (0)

Rüya/Gerçek/Hayal/İlişkiler
6 Temmuz 2012 Cuma, 18:25

Gece,

galiba saat 02:00 falan. Emin değilim. 

Gözlerim kapalı.

Açamıyorum. Ara sıra aralayabiliyorum biraz, ama o kadar.

Belki uykusuzluktan.
Belki böyle daha iyi diye.

Yatağımdayım.
Önümde telefonum var. 
Hiç tanımadığım birisi ile konuşuyorum.

Daha çok monolog şeklinde. Karşımdaki insan ağır aksanlı ingilizcesiyle ara sıra kısa cevaplar veriyor ve bazen birkaç soru soruyor.

Telefonla konuşmaktan hoşlanmam.
Çene çalmak ise en nefret ettiğim şey.   
Ama o şarkıdaki gibi sessizlik allerjim var herhalde. Çene çalmaktan çok iki insan arasındaki sessizlikten nefret ediyorum. Birisi karşıma geçince bu iki büyük güç çarpışıyor, eğiliyorum bükülüyorum, pes ediyorum, ve içimdeki "şaklaban" canavarı çıkıveriyor. 

Eskiden, yıllar önce, beni iyi tanıyan bir arkadaşım vardı, "sen sıkıldın yine herhalde" derdi bu moda girince... Yıllar yıllar önceydi... Çok da güzeldi...

Konumuza dönelim.

Karşımdaki insanı gözümde canlandıramıyorum. Daha önceden görmedim ki, nasıl canlandırayım? Hayal gücüm yarı uykululuğumdan faydalanıp devreye giriyor. Kapalı gözlerimin önünde daha önceden bütün tanıdığım insanlardan bir kolaj. Akıcı. Şekil değiştirip duruyor.   

Niye beni arama ihtiyacı hissetti gecenin köründe? İlk önce bunu bulalım. Hikayeler, soru yok, bir nokta dokunursa biliyorum anlatmaya başlayacak. 

Ah, Belçika'ya gelenlerin ortak derdi. Yalnızlık, izolasyon, kötü hava, çaresizlik hissi, nerde yanlış yaptım ve kendimi burada buldum, ve depresyon depresyon depresyon. Sartre'nin cehennemine hoş geldiniz, sizi üçüncü koltuğa alalım.

Burada depresyon bulaşıcı hastalık muamelesi görüyor. Biraz bozuk gözükürseniz etrafınız bir anda boşalıveriyor. Aman bulaşmasın. Belki haklılardır, yani depresyona girmek için bu kadar çok (haklı) sebep varken kimi niye teselli ediyorsun?

...ama bu açıklama bizim gibi (akdeniz ve benzeri) kültürden gelen insanların pek de işine yarayacak bir bilgi değil. Yani bacağını köpek balığı kapmış bir sörfçüye "Köpek balıkları insan eti yemez aslında" demek gibi. Ah. Sağol. İçim rahatladı. 

Bu insan gecenin (2si gibi galiba) çok tanımadığı bir insanı (beni) arayacak kadar yalnız hissettiyse kendini, biraz şaklabanlık, biraz konuşmak yapabileceğim en küçük şey. Benim de böyle hissettiğim oldu, kimseyi bulamadım fötr şapka aldım (çok işe yaradı).

Zor.

En azından bir tepki görebilseydim. Telefonda bir VUmetre falan olsaydı keşke. En azından konuştukça fiziksel bir tepki görürdüm. Ama yok. Karanlığa ve boşluğa konuşuyorum. Birisiyle konuştuğumu bana tek anımsatan şey seyrek ve kısa cevap cümleleri.



 

[Şundan Bundan] | Gönderen: obm |  Yorumlar (0)

Nick
4 Temmuz 2012 Çarşamba, 11:20

Bugün Nick Barselona'ya doğru yola çıktı, ve geçici apartman paylaşımımız böylece sona erdi.

[Şundan Bundan] | Gönderen: obm |  Yorumlar (0)

Takvim

Aralık2014

Oca

P

S

Ç

P

C

C

P

25

26

27

28

29

30

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

31

1

2

3

4

5

Bağlantılar

Hack-a-day
BBC Türkçe
Cosmic Varience
Cognitive Daily
Make Blog
AniDB
Powell's Books
Sağdan Soldan topladığım vecizeler
Kütüphane kazısı
Dizi kurbağa arama
Genel kurbağa arama
The Burgomeister's Books
Gutenberg Project
Film listesi
Yemek Şarap vb.
Kitap Listesi

Resim Galerisi

Arama

Arşiv


powered by / kullanılan ana yazılım
GUBEN blogger by emre sururi

hosted by / barındırma
Fişek Enstitüsü Bilişim Hizmetleri
Fişek Enstitüsü Bilişim Hizmetleri
RSS Beslemesi
Yorumlar - RSS

Tüm Kategoriler
çizgi
Fizik
Şundan Bundan
Fotoğraf, şu, bu...
Düşünce/Yorum
gezi
komik
Aşk meşeleleri
Edebiyat
Müzik
Tamamen gerçek insanlarla alakasız hikayeler.
Film
sadece Almanya'da

Sonraki->