Seksen Günde Devri Alem

Ana Sayfa || giriÅŸ

Kılım ben...
22 Åžubat 2008 Cuma, 04:35

Evet, evet, öyleyim. Bu hafta çocuklara (çocuklar (a.k.a. kuzucuklar) öğrenciler oluyorlar) yaptığım kuiz elektrik üzerineydi. (Bu arada "quiz" demeden duramıyoruz, bari "kuiz" diyelim di mi?) Gerekli olan formülleri vermek gibi bir adetimiz var, öğrenciler ezberlemek zorunda kalmasınlar istiyoruz. Ama çözümü de apaçık göstermiş olmayalım diye fazladan da bir iki formül serpiştiriyoruz araya. Nitekim işte bu elektrik kuizinde formül listesine ideal gaz yasasını da sokuşturuverdim. P V = N k T Elektrikte P güce, V voltaja denk geliyor, burda ise P basınç, V ise hacim. Yaaaaani alakası yok!!! Şimdi kağıtları okuyorum da, öğrencilerden biri (üstelik de notları iyi olan bir tanesi) sazan gibi atlamış, bu formülü kullanmaya kalkmış. Nedense içimi gıcıkça bir sevinç kapladı...

Evet, evet, kılım ben.

Ayrıca şu ana kadar komik bir şey bulmadıysanız bu yazıda: Evet, evet, hem kıl hem ineğim ve de espri anlayışım ancak türdaşlarım içinde işe yarıyor...

[Hayat/Sürünme Tecrübeleri] | Gönderen: tassadar |  Yorumlar (0)

Know thyself...
13 Şubat 2008 Çarşamba, 06:29

...because what else is there to know? Eski takıntılarımdan biri Sokrat'tı, bilen bilir, bir diğeri de Terminatör. 1. film çekildiğinde 1 yaşındaymışım; 2. film çekildiğinde ise elimden biri tutarsa sinemaya gidebilecek yaştaydım ama kimse beni şiddet dolu bilimkurgulara götürmezdi elbette. Ortaokul hazırlıktayken 2. filmi televizyonda yayınlamışlardı, vurulmuştum; 3. film geldiğinde artık sinemaya kendim gidebilecek yaştaydım. Bence film pek güzel değildi ama hikayeyi çok güzel bağlamışlardı:

- There is no fate but what we make for ourselves...
- Hadi len ordan!!!


(Dikkat 'spoiler' geliyor...) Eh artık bombalar patlayıp 3 milyar insan öldüğüne göre artık günümüzde geçen, seksen insanla iki robotun etrafında dönen filmler biter, gelse gelse ilerdeki topyekün savaşlardan birini anlatan bir şey çekilir diye bekliyordum. Onun yerine dizisini çekmişler "The Sarah Connor Chronicles" adıyla. Dünyanın geleceğini kurtaracak velet hala lisedeyken bir robot geçmişe gider, tutar bununla annesinin kolundan, alır yakın geleceğe (bizim zamanımıza) getirir ve de olaylar gelişir. Filmlerdeki hikayeden sapma var biraz ve de her film gibi dizinin de havası diğer filmlerden farklı. Fena görünmüyor, öneririm. "Fox on Demand" sitesinde (yasal olarak) streaming izleyebiliyorsunuz.

İlk bölümün adı "Gnothi Seauton", yani meşhur takıntımın "Kendini bil." deyişinin Yunancası. Pek bir hoşuma gitti iki saplantının çakışması.

Her filmin ayrı tadı var demişken: İlk filmdeki robot insan gibi görünse de içten içe (!) bir metal yığını ve de hareketlerinde Hollywood filmlerinde zombilere, robotlara ve uzaylılara atfedilen o makine soğukluğundan var bolca. Yıl 1984, fazlasını beklememek lazım. 2. filmde metal yığınından mikroçiplere terfi ediliyor, sene 1991. Şekil değiştirebilse de makine hala 'soğuk', asık suratlı. Gerçi birazcık insanlık katmak için alete 'öğrenebilen bir bilgisayar' koymuşlar ki hasta la vista demeyi öğrenebiliyor filmin sonunda, erimeden hemen önce. 3. filmde hatun robotun insanları etkilemek için göğüs büyütmek gibi numaraları var, Skynet de artık bilgisayar ağından bilgisayar programlığa terfi ediyor. 2003'ün Amerikan sinemasının akımlarına uyarak filme biraz espri katmışlar; bir de "Desire is irrelevant, I am a machine!" diyen Arnold amcamız sonunda kendi iradesini geliştiriyor ve de tüm Terminatör karizmasını yıkıyor. Hemen akabinda 3 milyar insan öldüğü için helvasını yapan/yiyen olmuyor ama.

Bu dizide ne oluyor derseniz daha tek bölüm seyrettim, bir şey diyemiyorum. İlerde gene yazarım belki. Yalnız Sarah teyzemiz Oppenheimer'ı, Feynman'ı vs. öldürmek gibi fantaziler geliştirdi 2. bölümün başında, tatlı şeyler var yani. Ama bombaların patlamamış olması üzdü biraz beni.

Hımmm bir iki şey daha yazalım: 2. filmde ölen zenci programcı vardı, hatırlar mısınız? Onun mezarını ve eşini görüyoruz 2. bölümde. Bir de bu seferki koruyucu robot biraz daha şaşkın, orjinalinden daha saf görünüyor. Misal şu anda makyaj yapmayı falan öğrendi; ve de yeni kimliği (yanlış görmediysem) 84 doğumlu...

Bir de jenerik müziğini değiştirmişler, ne alaka ya, telif hakkını mı alamadınız, nesi vardı orjinalinin!!!

Lüzumsuz uzunlukta bir yazı mı oldu? Ne yapayım, pek bir heyecanlandım ama görünce...birileriniz izleyin de geyiğini yapalım.

[Sanat/Manat/Edebiyat] | Gönderen: tassadar |  Yorumlar (0)

Möööö!
8 Åžubat 2008 Cuma, 18:46

"Sorry for missing section today (and also the quiz). (...) I'll take the 0 on the quiz but I just wanted to assure you this is the first and only time I have and will miss section."

Yarım saat sonra başlayacak dersin öğrencilerinden biri e-posta atmış bana. Siz hiç hayatınız boyunca bir dersi kaçırdığınız için hocadan özür dilediniz mi? Bu adamlar bir acayip yahu bir kıytırık asistanım eninde sonunda, bana niye hesap veriyorsa? Veririm sıfırını oturursun zaten kardeşim, özür dilemek niye?

[Hayat/Sürünme Tecrübeleri] | Gönderen: tassadar |  Yorumlar (1)

Growing Gifts
8 Åžubat 2008 Cuma, 00:37

"Happy Valentine's Day from all of us at Growing Gifts. Thanks for using our application and making it what it is today. We have recently improved our Valentine's day gifts so now you can customize the candy heart message. Enjoy!"

Bilmeyenler için: Growing Gifts dediğimiz Facebook'a ekleyebildiğimiz küçük bir uygulama, ya da daha anlaşılır adıyla application. Doğum günümü, yıl başımı bankamatiklerin ya da takvimlerin kutlamasına alışmıştım ama sevgililer günümü kutlaya kutlaya bir bilgisayar programının kutlamasına kıl oldum.

Neyse, şimdiden hepinize mutlu Aziz Valentine Yortuları...

[Genel/Geyik] | Gönderen: tassadar |  Yorumlar (0)

Yeterlilik Sınavı
7 Åžubat 2008 PerÅŸembe, 18:23

Az önce çıkmış olduğum sözlünün sonucunda doktora için artık resmi olarak yeterli olduğum belirtilmiş oldu. Siz sayın okuyucularıma saygıyla arz eder, doktora yeterlilik sınavı (buradaki deyişle "The Q Exam") üzerine ilki bizim dinden ikincisi Shakespeare'den şu iki vecizeyi paylaşmak isterim:

"Her nefis bir gün yeterliliği tadacaktır."

"Of all the wonders that I yet have heard.
It seems to me most strange that men should fear;
Seeing that the Q, a necessary end,
Will come when it will come."


Aslında bu ikincisini dünden yazacaktım ama sınavda kalırsam da sonum Sezar'a benzerse çok dalga geçen olur diye yazmadım.

Ha, bu arada, biliyorum; tebrikler bana.

[Genel/Geyik] [Hayat/Sürünme Tecrübeleri] [Sanat/Manat/Edebiyat] | Gönderen: tassadar |  Yorumlar (1)

Takvim

Oca

Åžubat2008

Mar

P

S

Ç

P

C

C

P

28

29

30

31

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

1

2

Bağlantılar

Epigraf
Karalamalar
Çiçek Güncesi
Sakız Kağıdı
Godot'yu Bekledim

Resim Galerisi

Arama

ArÅŸiv


powered by / kullanılan ana yazılım
GUBEN blogger by emre sururi

hosted by / barındırma
Fişek Enstitüsü Bilişim Hizmetleri
Fişek Enstitüsü Bilişim Hizmetleri
RSS Beslemesi
Yorumlar - RSS

Tüm Kategoriler
Genel/Geyik
Felsefe/Dünyayı Kurtarma Stratejileri
Ansiklopedik/Ä°ÅŸe Yaramaz Bilgi
Hayat/Sürünme Tecrübeleri
Sanat/Manat/Edebiyat