Seksen Günde Devri Alem

Ana Sayfa || giriÅŸ

Sunum
28 Nisan 2007 Cumartesi, 15:19

23 Nisan'ın hafta sonunda, ilk ciddi akademik sunumumu yaptım. Çok anlatılacak bir şey olmadı aslında ama en azından 20 kadar prof'un karşısına çıkmış ve ilk seferin heyecanını atmış oldum. Ha, bir de Latex'de prosper kullanmayı öğrendim. Sunumun sonu için bir de esprim vardı ama soru faslında hocalar birbirine düşünce kaynadı; yapamadım.



goldstone1



goldstone2



goldstone3

[Hayat/Sürünme Tecrübeleri] | Gönderen: tassadar |  Yorumlar (0)

Haberler, Haberler, Haberler...
11 Nisan 2007 Çarşamba, 20:03

* Okul seçimimi yaptım. Üzerimde bir hafiflik var sanki. Bu sabah resmi kabül belgelerimi (online + normal posta ile) gönderdim. Bu arada kabul aldığım diğer okullara da şablon bir e-posta hazırlayıp "kusura bakmayın, gelemiyorum" dedim. Hep onlar bizi reddederlerdi kalıp mesajlarla, bu sefer sıra bende!!!

* Fortran fena gitmiyor.

* Travian diye bir oyun var; ogame'in gelişmişi. 6 aydır falan oynuyordum; artık sıkıldım. Hesabımı silecektim ki tanımadığım birisi talip oldu. 100 kontöre sattım! Aslında 250 koparabilirdim pazarlıkta biraz daha ısrarcı olsaydım ama paradan çok satmış olmak önemli zaten!!! (Vay beee!!!)

* Gidiyorum diye fotoğraf çekiyorum artık heryerde. Ama kablomu Ankara'da unutmuşum sanırım.

[Genel/Geyik] [Hayat/Sürünme Tecrübeleri] | Gönderen: tassadar |  Yorumlar (5)

Hocanın İcat Çıkarması
7 Nisan 2007 Cumartesi, 10:44

Tez hocanızın icat çıkarması aslında şaşılacak bir durum değildir; zira adam akademisyen (ve de bu blogun okurlarının önemli bir bölümü için fen/mühendislik bölümlerinde akademisyen) olduğu için zaten temel görevlerinden biri birşeyler icat etmektir. Ama tez hocanızın başınıza icat çıkarması diye bir şey de var ki işte sizi vuracak olan budur.

Benimkisi Fortran öğrenmemin ve de tezdeki bir hesapta bunu kullanmamın iyi olacağını söyledi dün. Ortaokuldayken Commodore 64'ümde program yazıp kasetlere çekerdim. (Hatta dünyayı fetheden uzaylılarla ilgili bir 'Ziyaretçiler 1 - 2' serim vardı. İsim tanıdık geldi mi? O kadar yaratıcı değilmişim demek ki o zamanlar.) Pentium 166'ımın alındığı yazı oyunlarla geçirdikten sonra eylül gibi hemen bir Visual Basic 3.0 kitabı almıştım; gerçi bende 4.0 yüklüydü ama sorun olmadı. Yıl 1997, ben orta sona geçmişim. 7. Cadde'de Best diye bir yer var, bilen bilir, sanırım ordan almıştım ama aslında kitapçı falan da değil ki orası... Sonrasında lisede AT & T'nin bir kitabından biraz C öğrendim; bir C++ kitabına da sanırım o zamanki bir aylık harçlığımı falan verdim ama pek bir şey öğrenemedim. 4.700.000 TL diyesim var ama yalan olmasın, kitabın etiketi duruyordur heralde ama kitap burda değil. Üniversitede bir iki ders aldım ama aslında çok ileri gitmedim. Son bir-bir buçuk senedir de Mathematica ve MatLab ile haşır neşirim ama yine de yeni bir programlama dili öğrenmiş sayılmam.

CV doldurmak gibi bir niyetimiz olmadığına göre neden yazdım bu kadar şeyi ben yahu? 1) E eski günlerden laf açılınca kendimi tutamadım. 2) "Bakın ben de büyüdüm, artık şu kadar geçmişim var." demeye getiriyorum. 3) Kendimi anlatma fırsatlarını asla kaçırmam.

Heeeerneyse. Dün kütüphaneden Fortran kitabı aldım. Okulun bilgisayar merkezinde Fortran yüklettim bilgisayarıma. (Daha doğrusu ben yükledim ama adı adamlar yükledi oldu.) Şimdi tekrar 1997'de cuma günleri eve dönüp okul gömleğini çıkarmadan birşeyler yapmaya çalıştığım o günlerdeki gibi hissediyorum. (Hafta içi oturamazdım bilgisayarın başına, yasaktı. Hafta sonları da abim evde olurdu. Ama Cuma akşamları dersanesi vardı. Yaşasın.)

Bu hikayeden alınacak dersler:

1) Fortran'ı lüzumsuz görünüyor diye aşağılamayın.

2) Programlama 20'den önce öğrenilir diye düşünmeyin, yaşı yokmuş.

3) Çocuklarınız ders çalışmayıp bilgisayarın başına oturuyor diye kızmayın. Ben pişman değilim ortaokulda derslerimin kötü olmasından.

4) Birileri bloglarında kendi eğitimlerinden falan bahsedip övünmeye başlarsa kaçın.

[Genel/Geyik] [Hayat/Sürünme Tecrübeleri] | Gönderen: tassadar |  Yorumlar (0)

Su
6 Nisan 2007 Cuma, 09:49

Basit görünen ama önemli bir hayat dersi: Eğer evde sürahi ve çaydanlık gibi su doldurulabilecek yeterince kap kacak yoksa, damacana tam olarak boşalmadan yeni su istememek lazım. Yoksa "Yahu şunun dibinde zaten iki bardak su var, onu da içiveriyim." dedikten sonra 3, 4, 5, 6, ..., n bardak suyu lıkır lıkır tüketmek zorunda kalabilirsiniz.

("Zorunda kalmak"... Elbette alnıma silah dayayan yoktu ama gurur meselesi yaptım ben olayı gene de.)

[Hayat/Sürünme Tecrübeleri] | Gönderen: tassadar |  Yorumlar (0)

Takvim

Mar

Nisan2007

May

P

S

Ç

P

C

C

P

26

27

28

29

30

31

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

1

2

3

4

5

6

Bağlantılar

Epigraf
Karalamalar
Çiçek Güncesi
Sakız Kağıdı
Godot'yu Bekledim

Resim Galerisi

Arama

ArÅŸiv


powered by / kullanılan ana yazılım
GUBEN blogger by emre sururi

hosted by / barındırma
Fişek Enstitüsü Bilişim Hizmetleri
Fişek Enstitüsü Bilişim Hizmetleri
RSS Beslemesi
Yorumlar - RSS

Tüm Kategoriler
Genel/Geyik
Felsefe/Dünyayı Kurtarma Stratejileri
Ansiklopedik/Ä°ÅŸe Yaramaz Bilgi
Hayat/Sürünme Tecrübeleri
Sanat/Manat/Edebiyat