Seksen Günde Devri Alem

Ana Sayfa || giriÅŸ

Hayat.
27 Mart 2007 Salı, 10:45



Hayat


Gene bu sunucudaki başka bir güzide blogcumuzdan alıntıladım. Charlie Brown kadar olmasa da ben de gencim. Yine de: Hıfff...

[Genel/Geyik] | Gönderen: tassadar |  Yorumlar (0)

Seçimler ve Seçimler.
24 Mart 2007 Cumartesi, 21:53

Reddedilmenin güzel yanı: Seçenekleriniz azalır, haliyle kafa yorup seçim yapmak zorunda kalmazsınız. Fromm'un önemli bir fikri vardı, "Özgürlük sorumluluk getirir ve insanlar bu sorumluluktan kaçmak için özgürlüklerinden feragat edebilirler." diyordu. (Aaaaa, blogda bir sürü Dostoyevski-sever var, bu durumda bu fikrin "Büyük Engizisyoncu" ile olan bağlantılarını zikretmeden geçmek olur mu? Olur, vaktim yok zira.)

Malumunuz doktora başvuruları ile meşguldüm epeydir. Geçtiğimiz iki başvuru sezonunu da değerlendirmeye çalışmama rağmen, şu ana kadar kız meselelerinden daha başarılı olamamıştım kabul alma konusunda. Ama bu sene yaptığım 15 başvurunun kayda değer bir kısmı önemli sonuçlandı. Aslında eeeeeennnn çok istediğim okullar gene reddetti beni, yani arabesk yapmak için yeterli malzeme çıkarabilirim gene. Ama itiraf edeyim, beklediğimden daha başarılı oldum. Yani birkaç seçeneğim var...

...da işte bu da yeni bir sorun, seçim yapmam lazım... ÖSS tercihlerini yaptığım gece saat 3'te tekrar kalkıp kusmuştum falan ben. Yani böyle şeyleri kaldıramıyorum. İmdat!

(Tamam, ukalayım. Ama hava falan atıyor değilim yahu, yanlış anlamayın.)

[Genel/Geyik] [Felsefe/Dünyayı Kurtarma Stratejileri] [Hayat/Sürünme Tecrübeleri] | Gönderen: tassadar |  Yorumlar (0)

Tavuk Sote & Pirinç Pilavı.
19 Mart 2007 Pazartesi, 19:31

Epeydir yemek yazısı yazmadım, aslında epeydir yemek yapmadım. Hazır iki çeşide birden girişmişken yazayım şuraya birşeyler dedim.

1) Et, suyunu bırakır. Yani tencereye koyduğunuz et parçaları, nedendir çözemedim, ısınınca bir miktar su akıtırlar. Eğer siz de sazanlık edip "Şunun dibine biraz da suyu koyuyum da kavururken yanmasın." derseniz haşlama yemek ihtimaliniz yüksektir.

2) Pirinç pilavına 1'e 2 su konulur. Çok fazla göründüğüne aldanmayın, az koyarsanız 3 dakikada bir yeni su ilave edip sonunda ilginç bir faz geçişi yaşamış olan pirinçlerle baş başa kalabilirsiniz.

3) Daha lezzetli bir pilav için su konulmadan önce pirinçler bir miktar yağ ile kavrulabilirler. Ama kavurmak ile yakmak arasındaki fark biz acemiler için çoooook incedir. (Kararmış pirinçleri insanlara erişte diye yutturabilirsiniz belki, ama kendinize değil.) (Ya o şehriye miydi yoksa ya?)

4) Tereyağı güzeldir. Pilavda da güzeldir, başka yerde de. Kaldırmadan önce kocamaaaan bir parça koyun. Bol bol kullanın, kullanmayanları uyarın. Rahmetli annanem insanın pilav yediği zaman ağzının iki yanından tereyağı akması gerektiğini söylerdi. 90'ında ölmüş olması sizi şaşırtmaz, di mi?

Åžimdilik bu kadar, yemek piÅŸti, yeme vakti geldi.

[Genel/Geyik] [Ansiklopedik/Ä°ÅŸe Yaramaz Bilgi] | Gönderen: tassadar |  Yorumlar (0)

Lisanslı KeyGen.
16 Mart 2007 Cuma, 22:17

Bugün bir arkadaşın bir hocanın bilgisayarına yüklediği bir programı 'key generator' kullanarak lisanslı hale getirirken (!) bilgisayarın sahibi hoca "Bu korsan mı?" diye sordu bize.

Tamam öyle aman aman komik bir durum değil ama kulağa güzel gelmiyor mu "lisanslı key generator"?

Ek: Ya nedense hem başlıkta hem de yazının içinde 'lisans' kelimesini toplamda üç kere 'lisan' diye yazmışım. Freudcu yorumu olan var mı, bilinçaltımda neler dönüyor?

Ek 2: "Yok öyle bir durum." diye sazanlık yapmayın, düzelttik heralde.

[Genel/Geyik] | Gönderen: tassadar |  Yorumlar (0)

Telefonda Ä°ngilizce.
7 Mart 2007 Çarşamba, 22:18

Alçak gönüllü olmaya gerek yok: İngilizcem iyidir benim. Ama her Türk genci gibi ben de bu eğitimi sözelden çok yazılı şekillerde aldığımdan dolayı konuşmam (teeee zamanında güney sahillerinde çalıştığım birkaç yaz tatilime rağmen) zayıftır. Gavur ellerinde hayatta kalmayı becerebilirim şüphesiz ama yine de anadili İngilizce olan birisiyle konuşmadan önce bir iki kere yutkunmam gerekir.

Bu konuşma telefonda olacaksa daha da beter, sanırım İngilizce'yi benden iyi konuşan birisiyle asla konuşmadım telefonda ama gene de 'telefonda İngilizce fobisi'ne sahip olduğum kesin. Hatta bugün e-postalarıma cevap vermeyen yabancı okullara neden telefon etmediğimi soran ofisdaşlarıma "Yahu telefonda İngilizce konuşulur mu???" diye çıkışmıştım ki...

...akşam saatlerinde (maalesef yok sayamayacağım kadar önemli bir okuldan) şöyle bir mesaj aldım:


Dear Turan,

Merhaba.

I'm the chair of the Physics admissions committee here at xxx. We
are seriously considering your application, but would like to check
your spoken English abilities. I'd like to arrange a time when we
could speak on the phone.

(...)


Amcam "merhaba" diyecek kadar nazik ama benden çatır çatır bir İngilizce bekliyordur sanırım...cumaya kadar uzun geçecek iki günüm var anlaşılan...

[Genel/Geyik] [Hayat/Sürünme Tecrübeleri] | Gönderen: tassadar |  Yorumlar (2)

Takvim

Åžub

Mart2007

Nis

P

S

Ç

P

C

C

P

26

27

28

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

31

1

Bağlantılar

Epigraf
Karalamalar
Çiçek Güncesi
Sakız Kağıdı
Godot'yu Bekledim

Resim Galerisi

Arama

ArÅŸiv


powered by / kullanılan ana yazılım
GUBEN blogger by emre sururi

hosted by / barındırma
Fişek Enstitüsü Bilişim Hizmetleri
Fişek Enstitüsü Bilişim Hizmetleri
RSS Beslemesi
Yorumlar - RSS

Tüm Kategoriler
Genel/Geyik
Felsefe/Dünyayı Kurtarma Stratejileri
Ansiklopedik/Ä°ÅŸe Yaramaz Bilgi
Hayat/Sürünme Tecrübeleri
Sanat/Manat/Edebiyat

Sonraki->