Geldim, gideceğim..

Son girişten bu yana 20 gün geçmiş. Bu sürede ben bir kore filmi misali, olabilecek her türlü heyecanı yaşadım, duyguyu tattım. Sizlere bu kanaldan söylemediğim üzere, 1 Haziran’da, doktora sonrası çalışmalarda bulunmak üzere başvurduğum yerlerden biri olan Hollanda’daki Delft Teknoloji Üniversitesi (TUDelft) tarafından görüşme için çağrılmıştım. Hollanda’nın en büyük üniversitesi olan TUDelft, bünyesinde birçok Nobel’li amcayı da barındırmakta. Amsterdam’dan bindiğim trenden inip, Delft’e adım attığım anda, o ana değin bulunduğum en güzel coğrafya parçasında olduğuma kanaat getirdim: Dört bir yandan kelebek misali geliveren üçlü dörtlü bisikletçi grupları, içinde nilüferler açmış kanallar, parke taşlarından (arnavut kaldırımı mı deniyordu yoksa bunlara?) yollar, Oz büyücüsüne giden Dorothy misali ben de bir an donakaldım. Orada iken çektiğim resimleri galeriye koydum. Sonrasında iki gün boyunca yoğun mülakatların ardından, cuma gecesi 1 gibi Ankara’ya iniş yaptık. Orada iken, bir hafta içerisinde sonucu bildireceklerini söylemişlerdi – ben de gitmeden evvel “büyük bir ihtimalle döndüğümde az çok nasıl neticeleneceği hakkında bir fikre sahip olurum” diyorduysam da, döndüğümde, durum tam ortadaydı. Salı akşamı oradaki müstakbel hocam Dr. Sluiter’dan bir eposta aldım, sevgili “hocam” beni telefonla aramış fakat ulaşamayınca posta göndermiş. Onun bizim saatimizle 17.30 civarında gönderdiği bu postayı benim görmem, Ece’yi yedirip, yıkayıp, yatırdıktan sonra, yani yaklaşık 21.15 sularında gerçekleşti. Neyse, lafı daha fazla uzatmadan, sadede gelirsek, çok şükür, TUDelft’e kabul edilmiştim. Hayli fazla imkana sahip olan bu güzel üniversitede ayrıca çalışacağım grup da çok iyi, her şey rüya gibi… Salı akşamından beri vur patlasın, çal oynasın durumları kısaca.

Sayın Felegin Sillesini Yemiş Acıların Kadını beni uyarmasaydı, bu müjdeli haberi bildirmeyi ne kadar zaman daha akıl edemezdim, kim bilir..

Bir de: Fiziksel, CVsel, ve ingliş bir kardeş blogum oldu. Delft’ten dönüşümde, hazır Sevgili Nur Hoca için yazdığım / tasarladığım sayfa kodunu hemen kendime uyarlayıp, artık bir ihtiyaç haline gelmiş bulunan Mostly Scientific Personal Home Page‘imi siber uzayda gerçekledim (bkz. Sanal Uzay ve Gerçeklemek).

“Geldim, gideceğim..” için 1 yorum

  1. Mil tebrik — gecenlerde, gene (ohm), birkac gunluk bir hollanda seyahatinde bulundum; guzel ulke vesselam. gerci hastaydim az biraz ve is maksadiyla, neyse, bu sefer ama ufak bir sehrinde kaldim. daha once de de sayfiye yerlerini gezme imkani bulmustum ya oralarda cok bir hayat yok diyebilirim.. ne diyordum, ufak sehrin ufak yollarinda yeni kameramla gezerken bir self portremi cekmis bulundum. onur gormus, cok begendigini soyledi, yani fotografi. neyse. harika bir haber bu. delft. cok sevindim. sirin olur kuzey avrupa universite sehirleri. kapilma bugusune sakin. unutma ki, bir zaman doneceksin memlekete aglarak. sevg.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir