Çiçek Güncesi / Nergis

Ana Sayfa || giriş

Dikkat Gıcık Var!
31 Ekim 2006 Salı, 21:52

Sağolsunlar, sokaktaki teyzeler - amcalar, konu - komşu, mağazalarda tezgahtar kızlar, bebekle ilgili pek çok uyarıda bulunmaktan kendilerini alamıyorlar. "Belinden de tut, düşmesin.", "Rüzgar var, üşümesin.", "Şapka giydirin, kulağına hava kaçmasın.", "Kalabalıktan/gürültüden rahatsız olmasın." diye uzayıp gidiyor. Sorumluluk duygusu mu, iyilik yapma isteği mi artık, bilmiyorum ama çok yaygın. Belki de dolaylı olarak konuya dahil olmak istiyorlar; ne de olsa bebek güzel bir şey, onlar da iyi kalpli insanlar. Bir de doğrudan konuya dahil olanlar var, kendilerini tutamayanlar, şöyle ki: [bebekle konuşuyor] "Ay, sen bana niye baktın, öğretmen olduğumu mu bildin?" ve en sık rastlanılanı: "Bana güldüğüne göre anneanne/babaanne olduğumu anladın, seni senii!" Konu açılsın da bir şeyler anlatalım istiyorlar herhalde. (Yaşlanınca ben de mi öyle olacağım acaba? Ya da daha yaşlanmadan, ayıplayanın başına gelir derler ya, bır bır bır milletin çocuğuna karışmaya başlarmışım!)

Bir de galiba mecbur oldukları için bizi uyaran ama daha mesafeli yaklaşanlar var, Marks&Spencer gibi:
"IN THE INTEREST OF SAFETY, IT IS ADVISABLE TO KEEP YOUR CHILD AWAY FROM FIRE AND FLAMES."
Advisable yani, yine de siz bilirsiniz...

[Bır bır bır] [Ece Böcee] [Pusetle Seyahat] | Gönderen: nergis |  Yorumlar (2)

İyi ki Doğdun Utku!
18 Ekim 2006 Çarşamba, 22:32



utku ve ece

Dayı - yeğen ve evimizin en güzel köşesi!


[Bır bır bır] | Gönderen: nergis |  Yorumlar (0)

Noble Architects
18 Ekim 2006 Çarşamba, 22:18

‘İstanbul Hatıralar ve Şehir’in son bölümlerini okuyordum Emre Orhan Pamuk’un Nobel aldığını haber verdiğinde. Annesine mimar olmak istemediğini, İTÜ Mimarlığı bitirmeyeceğini söylüyor, annesi de okulu bitir, diplomanı al, ondan sonra ne yaparsan yap diyor ısrarla. (Klasik ‘önce benim istediklerimi yapsın, sonra zaten ya hevesi kaçar ya da hali/vakti kalmaz’ muhabbeti. Önce yapılması gerekenler bitecek ki sıra yapmak istediğine gelsin.) Neyse, sonuçta mimarlığı bitirmemiş ama gazetecilik okumuş, bir diploma almış yani. İyi etmiş. Doğru karar verdiğinden ne zaman emin oldu acaba? Kendisi daha önce anlayıp rahatlamıştır da, annesi ancak şimdi memnun olmuştur herhalde.

How I Met Your Mother’ın son izlediğimiz bölümünde işinden sürekli şikayet eden Ted’e (mimar kendisi) Barney mimarlığın ne kadar havalı bir meslek olduğunu söyledi. Sonra Barney kendini mimar diye tanıtarak hava atıp sabaha kadar kızlarla eğlendi, Ted de bir projeyi yetiştirmek için sabaha kadar çalıştı! Tamam televizyonda gördüğümüz şeylerle kendimizi özdeşleştirmemeliyiz ama böyle işte.. Dışı seni yakar, içi beni.. Bir arkadaşımın çok meşhur (yarışmalar kazanmış, pek çok binası yapılmış gerçekten meşhur) eşi de bu işleri bırakıp hayvancılık yapmaktan bahsediyormuş son günlerde! Demek kii.. Off..

[Bır bır bır] [Okur Yazar] | Gönderen: nergis |  Yorumlar (0)

Dönmek ya da...
17 Ekim 2006 Salı, 21:44



dilbert



Görünce dehşete düştüm! İşe dönmek neden kabus gibi geliyor? Çünkü "Dilbert komedi değil belgeseldir."

İznimin bitmesine dört ay kalmış. Böyle söyleyince çok gibi geliyor insana ama değil, zaman gerçekten çok çabuk geçiyor. Benden sonra cok iyi iki arkadasimdan biri isten ayrildi, biri de tayin oldu. Böylece özleyecek hiç bir şey de kalmadı. İnsan 'ardinal'siz de yaşayabiliyormuş diyeceğim ama izindeyim diye DallasBank'taki entrikalardan uzak kalamadığım için (bu ayrılan iki arkadaşım sağolsunlar habersiz bırakmıyorlar, eh, ben de merak ediyorum yani) zaman zaman gerilmeye devam ediyorum. Tabii, orada olayların içinde olmaya benzemez, o kesin.. Evdeki en büyük sıkıntım "Ay bugün yine hiç uyumadı." veya "Vitamin verdim ağzını açmadı." vb.den ibaret olduğu için (çok şükür!), işe adapte olmak biraz zor olacak herhalde..

Neyse, daha dööört kocaaa ay var, şimdiden sıkılmaya gerek yok!

[Bır bır bır] [İş, Güç!] | Gönderen: nergis |  Yorumlar (0)

İyilik De Yaramaz!
6 Ekim 2006 Cuma, 00:28

Fatura ve kart ekstrelerimizi gönderirken bize iyilik olsun, zarfı açması kolay olsun diye (çok zor ya normalde!) perforeli zarflara koyuyorlar ya, -hatta bazılarında "Buradan açınız." gibi bir ibare oluyor- nedense içindeki kağıt hep o kısmın içinde oluyor. Yani zarfın boş kısmı hep diğer tarafa denk geliyor. Perforeden koparmak isterseniz içindeki tüm kağıtlar yırtılıyor. Zarfı açmadan içindekileri diğer tarafa kaydırmak içinse ne kadar uğraşsanız nafile. Makinaya ters mi koyuyorlar nedir anlayamadım. Hayır, normal zarfla gönderseler aklımıza bile gelmeyecek bir özellikle bizi meşgul ediyorlar.. Cık cık!

[Bır bır bır] | Gönderen: nergis |  Yorumlar (1)

Takvim

Eyl

Ekim2006

Kas

P

S

Ç

P

C

C

P

25

26

27

28

29

30

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

31

1

2

3

4

5

Bağlantılar

Karalamalar
Epigraf
Baking Fairy
Ece'nin fotoları
Seksen Günde Devri Alem
Her Telden Bir Blog
Sütlü Kahve
Yaşam, Evren ve OBM Hakkında Her Şey

Resim Galerisi

Arama

Arşiv


powered by / kullanılan ana yazılım
GUBEN blogger by emre sururi

hosted by / barındırma
Fişek Enstitüsü Bilişim Hizmetleri
Fişek Enstitüsü Bilişim Hizmetleri
RSS Beslemesi
Yorumlar - RSS

Tüm Kategoriler
Bır bır bır
Okur Yazar
İş, Güç!
Ece Böcee
Lay lay lay
Yersen
Pusetle Seyahat
Delft'te
Natur
Bask Elleri
Çocukla Seyahat

Sonraki->