Yangshuo kasabası -anladığımız kadarıyla Çin’in en turistik beldesi zira ne zaman bir ülkenin başkanı ziyarete gelse, oraya götürüyorlarmış gezdirmeye. Ama olmasın mı şimdi: sıra sıra yemyeşil dağları, nehirleri, gölleri ile tam bir doğa harikası. Sakin, sessiz, doğa ile iç içe ama vahşi doğa değil, yürüme mesafesinde her daim medeniyet saklı duruyor. Guilin’den arabayla 1.5 saat sürüyormuş ama tekne ile 4 saatlik nehir turu fırsatı olunca tabii ki biz de öyle yaptık!
Geçen haziranda buraya gelip de, sonra yine gelmek üzere yurda döndüğümüzde seyrettiğimiz filmlerden biri 2006 yapımı The Painted Veil idi. Edward Norton ve Naomi Watts’ın oynamasına rağmen hiç haberim olmamıştı filmden; benzer şekilde o kadar Maugham okumuşluğum olmasına karşın filmin uyarlandığı (aynı isimli) kipatını da hiç duymamıştım. Sağolsun Lale (tabii ki Lale! 🙏) bizi duruma uyandırdı da izledik.
Filmin konusu şöyleydi/böyleydi, tartışmalı durumlar, kurtarıcı/medeniyet-getirici beyaz oğlan falan filan, geçelim şimdi bunları (kaldı ki 100% certified Maugham malzemesiydi hakikaten). Ama filmden şu sahnelere bir bakın mesela:
Ahem… been there, done that!..
Cennet gibi bir yerdi ekranda gördüğümüz… Hâl böyle olunca, Çin’de gezilecek yerler listemizde yerini aldı. İnternetten sorunca filmin lokasyonlarını üç yer söyledi: Guanxi / Guilin / Huangyao (Shiiiiiireeeee! Bagginnnsssssssss!!!). Ve böylelikle maceramız başladı.
Şanghay’ı bize bırakıp gittiler. Kaç haftadır sokaklar ıssız, parklar/bahçeler sessiz, bir başımıza kaldık. Sonra bugün şehrin piyasa yeri Nanjing Caddesi’ne gittik gezmeye, kalabalıktan daraldık, Bund’a ulaşamadan yarı yoldan metroya binip köyümüze (Baoshan / 宝山) döndük. Meğerse bizim yöre akademik olduğu için boşalmış veya turistler turistik yerleri basmış ama bize demişlerdi: tatillerde Pekin, Şanghay filan kozmopolit yerler hep boşalır zira orada yaşayanlar memleketlerine (memleket dedikleri, Çin’deki bölge/kasaba/köyleri) giderler, diye. Öyle oldu.
Evimiz yeşillikler içerisinde. Aslında hemen paralelinde metro istasyonu (Nanchen), onun karşısında da alışveriş merkezi (Oasis) var ama peyzaj projesini (şu yaşımda “peyzaj projesi” diye bir laf ettim ya, mimar arkadaşlar sağolsunlar!) güzel yapmışlar, dört bir yanımız ağaçlarla sarılı olduğundan medeniyet içinde değil de, doğa içinde yaşıyoruz!
Bugün ayın 19’u, 19 Kasım. Bu demektir ki 11.11 geçeli bir haftayı bile aşmışız ama çok çılgın günlerdi gerçekten de. Neredeyse geldiğimizden beri yazmak istediğim bir şeydi Çin’de online alışveriş, kısmet bugüneymiş (ekmeğimizi bile internetten sipariş edip kargoyla aldıktan ve dahi ürün iademizi de yapmayı becerdiğimizden beri artık biz de kurdu olduk gibi gibi bu işlerin).
Daha önce birkaç kere bahsettim, Çin’de aliexpress veya temu yok çünkü onlar Çinlilere değil, ihracat yaptıkları ülkelere yönelik icatlar. Burada aliexpress’in sahibi alibaba’nın alipay’i ve taobao.com’u ile Weixian’ın meitutan’ı ve jd.com’u var mesela, girişte sizden Çin telefonu ve dahi kimlik kartı kontrolü (kimlik kartı yoksa pasaportunuzu) istiyorlar.