Pardus, ben ve arkadaşlar..

ya da konvercıns, katalizör ve ben zaten… kem küm
Bir süre evvel bizzat Patron’dan (ta kendisi) -ki kendisi Linux’u telaffuz ettiğini gördüğüm ilk kişidir- fena bir azar yedim (hatta bir miktar da, onun haklılığını kabul ettikten sonra da/bile heat of the moment(um) ile bonusunu da aldım). Şimdi bu noktada bir açıklama getirelim ki, ben de rahatlayayım, ben de rahatlayayım (ben de rahatlayayım):

Pardus sevdiğimiz bir dağıtım olduğundan tercih sebebi. Yapımında arkadaşların çalıştığından kelli, bir miktar şımarmışım, normalde olmayacağım kertede samimi ve rahat davranmışım (bu biiir). Karşılaştığım sorunları buraya dizdim mi, dizdim ama arka planda forumları ve e-posta listelerinin arşivlerini de harıl hurul taradım, canımı sıkan şeylerin bir kısmını da o kaynaklardan yararlanarak halledebildim. E peki, Çağlar ya da Eki bana IM’den bir mesaj atsalardı da, “haydi gel, halledelim şu sıkıntıları” deseler, hayır mı derdim, demezdim tabii ki ama bunun doğru olmadığını da bilirdim. Fark ettiğiniz üzere sadece buraya yazıp (“derleyip”) ağlayıp sızlamakla kaldım – iddialarımın aksine, Gürer’i bile bunaltmadım (kim görmüş ama kim Eleni’yi öptüğümü). Neyse, uzadıkça uzuyor ama benden kaynaklı nahoş bir durum oluşmuş madem, yazmaya devam edeceğiz. Diyeceğim odur ki, bugün patrondan paparayı yemesem de, varacağım nokta (konvercıns) e-posta listeleri idi -diye tahmin ediyorum-, patron katalizör oldu şu aşamada. Bu bloga yazdıklarımı da sorularımın beta sürümleri diye algılayalım, bugün yarın listeye damlarlar nitekim. IM’den yine kişisel e-postadan farklı olarak da, ileride benzer sorunları yaşayacak olanlara referans olurlar. (Siz yine de Windows’dan vaz geçmeyin ama! 8P) Adım Emre Sururi, 23 yaşındayım, Pardusçu arkadaşlara başarılar dilerim.

Hamiş: wpa_supplicant.conf dosyamı yazdığım entry’de üniversiteye dair kullanıcı bilgilerimi de mars gibi vermişim, az evvel, bu girişin arifesinde fark ettim, bu da bana ders olsun, sopası yok nitekim…

Günün tortusu ya da hakikaten hoşuma gitmiyor

* Glipper’ı contrib deposunda buldum.
* Tomboy’u install edemedim.
* Tomboy’a alternatif, pek de gereksiz Zim diye bir nane vardı, onu bile install edemedim.
* Liferea’yı install edemedim.
* Liferea’yı sonradan contrib deposunda buldum, yükledim, çalışmadı.

Bir programın kodunu indirince, onu yükleyebileceğini zannetmek ne kadar zavallıca bir şeymiş meğer, onu fark ettim. Tamam, Pardus yaygın değil diğer dağıtımlar kadar ama bana da yazık değil mi? Sadece depodaki programlarla yetinmek zorunda kalmak yani ihtiyaç olmasa da böyle olduğunun hissettirilmesi daraltıyor insanı. Ya, hakikaten kodu indirip configure, make, make install’ın yeteceğini düşünecek kadar safmışım. Ha bir de çalışmayanlara artık sysinfo da dahil (hani şu masaüstündeki üzerinde “System” yazan simgeye çift tıklayınca çıkan şey).

An error occurred while loading sysinfo:/:
The process for the sysinfo protocol died unexpectedly.

Niye unexpectedly diyor ki, her seferinde göçüyor, nesi beklenmedik bunun. 8P

Bir arkadaşım vaktiyle Béranger için “Bu kadar kısa sürede bu kadar seven insandan başka ne beklenir ki!” mealinde bir açıklama yapmıştı (bu arada, adamın adını kontrol için şimdi sitesine gittim baktım açıklama koymuş, ağzını burnunu kırasım geldi, orası ayrı).

Gerçekten -pek çaktırmasam da- Pardus kullanmak istiyorum ama off da pöff yani.. Öyle işte. Fedora paklayacak yine beni galiba.

Pardus veya KDE ile ilgili.

* Eduroam’a bağlanamıyorum.
* Yazıcı hala 7 dakika bekliyor (https’e ipp yerine http’den symlink çıkaracağım).
* Bir şekilde -her nasıl olduysa- çözünürlük sorunlarımı hallettim (gibi).
* Amarok’u MySQL destekli istiyorum.
* Masaüstleri arasında CTRL-ALT-SOL/SAĞ OK ile geçiş yapmak istiyorum.
* Klipper’ın da Glipper gibi CTRL-ALT-C’ye basınca nerede olursam olayım, hafızadakilerin seçilebilir listesini çıkartmasını istiyorum.
* 2 Alt’a birden basınca klavye düzenimin İngilizceTürkçe arasında gidip gelmesini istiyorum.

Evet şimdilik bu kadar. eduroam’da sanırım aşama kaydettim. Network applett’den katiyen bağlanamasam da, wpa_supplicant ile şunları yapabiliyorum:

dutsm0175 ~ # cat /etc/wpa_supplicant.conf

network={

ssid=”eduroam”
key_mgmt=IEEE8021X
eap=TTLS
phase2=”auth=PAP”
anonymous_identity=”anonymous@tudelft.nl”
identity=”etasci@tudelft.nl”
password=”xxxx”
}

dutsm0175 ~ # wpa_supplicant -w -B -i wlan0 -c /etc/wpa_supplicant.conf -D wext

dutsm0175 ~ # iwconfig
lo no wireless extensions.

wlan0 IEEE 802.11g ESSID:off/any
Mode:Managed Frequency:2.462 GHz Access Point: Not-Associated
Bit Rate:54 Mb/s Tx-Power:32 dBm
RTS thr:2347 B Fragment thr:2346 B
Encryption key:off
Power Management:off
Link Quality:0 Signal level:0 Noise level:0
Rx invalid nwid:0 Rx invalid crypt:0 Rx invalid frag:0
Tx excessive retries:0 Invalid misc:0 Missed beacon:0

eth0 no wireless extensions.

bundan sonrasını bilmiyorum. dhclient diyecekseniz:
dutsm0175 ~ # dhclient wlan0
-su: dhclient: command not found

ben yoruldum, eve dönmek istiyorum.. (Bir de oturumu kapatınca pardus’un göçmemesini. Bir de göçmeyip, bilakis açılabilen bir openoffice. Bir de içmeyen kocası. Bir de evi.)

Baba Ocağı Part II : Kendim ettim kendim buldum

Yaktın beni Pardus.

Açılışta 800×600 çözünürlük maksimum seçilebilir seçenekti. Update edeyim dedim, düzelir. 2 saat boyunca bilmemkaçyüz paket indirdikten sonra çözünürlük hala aynı ama artık ayarlara girdiğimde şu güzel mesajı alıyorum:

Your X server is using the RandR extension at version 1.2 or greater which doesn’t have any configuration yet.

Oh miss gibi. Ayrıca hala hiçbir wireless ağı göremiyorum. LiveCD olduğundan değil imiş.

Daha printer’ı denemedim. External monitörü desteklemiyor.

Geçmiş olsun Sururi Efendi!

Ubuntu mu desem Debian mı?

Off ya!

Hamiş: Pardus’un selamı var:

Message from syslogd@localhost at Thu Apr 17 14:52:56 2008 …
localhost kernel: Disabling IRQ #82

Hamiş 2: Yaşadığım cehennemi az da olsa tecrübe etmek ve güzel bir retro için bkz. 800×600 böyle bir şey

— /etc/X11/xorg.conf modes hede hödö. 1024×768’teyim şu anda. Bakalım 1680×1050 destekleyecek mi?..

** Nasıl yani? Sevdiğim Gnome programlarını çalıştıramayacak mıyım manuel olarak gnome’u yüklemezsem? Ayıp olmuyor mu? Fedora’da Gnome çalışırken, Kprogları kolaylıkla yükleyebiliyordum ama ama… (Tomboy‘suz yaşam mümkün değil)

Baba Ocağına Dönmek (Fedora – Pardus)

Hollanda’da beklediğimin aksine, kişisel bilgisayarlarda Linux kullanımı oldukça düşük (8 parmaklı bir adamın parmakları kadar). Ya, o kadar da değil ama yine de şöyle bir şey söyleyeceğim dayanamayıp: “Geekler Windows, normaller Mac kullanıyorlar”. Mac çok yaygın. Yaklaşık 4 ay kadar önce sanırım, buradan bana bilgisayar verdiklerinde, üzerinde -doğal olarak- Windows (XP) vardı. Yeni gelecek olan clusterlara Fedora kurulacak diye, ben de Fedora kurdum. Tabii gönlümdeki aslan Pardus idi ama iki sebepten ötürü (mpich ve mathematica desteksizliği) Pardus değil de, Fedora’da karar kıldım. Fedora güzel fakat spesifik olarak iki noktada çok canımı sıkıyor ki, aslında canımı sıkan şeyler de ona değil, aletlerin özel olmasına atfedilmeli. İlk olarak buradaki kablosuz ağa (eduroam) bağlanamıyorum. Bir ara bağlanmayı becerdim ama bir süredir yine bağlanamazlık statüme indirgenmiş durumdayım. İkincisi de https yoluyla bağlandığımız network yazıcısına (NRG MPC 2500) bir iş yolladığımda 7 dakika geçmesi gerekiyor printer’ın basması için. Kambura sormuşlar, “kamburunun gitmesini mi istersin yoksa bütün dünyanın kambur olmasını mı?” diye de, bilin bakalım ne demiş. Benimki de o hesap. Kimse bağlanamasa eduroam’a, herkes 7 dakika beklese beher iş için sorun kalmayacak ama Linux’la halledemediğim bir işi, oyunlar için tuttuğum Windows’un şıppadanak halletmesi hakikaten çok sinir bir durum, koyuyor adama. Bir de son olarak bu iki hoşnutsuzluğa birkaç gündür t-bird’ün sızlanmaları tuz biber ekti. E-postalarımı FAT32 partition’da tutuyorum, ilk başta Linux’a komple geçiş yapacağımı bilmediğimden, Windows’tayken de e-postalarıma erişebileyim diye böyle bir şey yapmış idim. Gel gör ki şimdi haspa “Unable to open the summary file for xxx. Perhaps there was an error on disk or the full path is too long.” diye ı-ıh çekiyor. Artık 30 küsürlü yaşlarımdayım, uğraşamam hiçbir OS’un nazıyla, kimse kusura bakmasın. Mathematica’yı bırakıp Octave’a geçtiğimden (evet ben de biliyorum symbolic ile discrete farkını) ve mpich değil de lam da olabilir, evek dediğimden şimdi Pardus’a dönüyorum. Ayrıca Gnome’u sevmediğimi de öğrenmiş oldum Fedora vesilesiyle. Geçen gün Pardus’u Live CD’den çalıştırdım, printer’ı deneyemedim (ipp’ye https olarak symlink veremedim herhalde CD’den olduğu için), wireless’ı da deneyemedim (kartı tanısa da ağları bulamadı, bu da herhalde CD’den olduğu için). Az evvel kurulum CD’sinin iso’sunu da yazdım bitti. İnşallah partition ayarlama filan vardır, yoksa hakikaten kızarım.

Hamişler:
* Eki ve Çağlar, bundan sonra ensenizdeyim! Kırmızı hat isterim!
* Pardus bug’larında ses kartı tanınmıyorlara rastladım pek fazla, umarım öyle bir şey olmaz.
* Ve hayır, 2008’i bekleyemem ne yazık ki, takıntılı bir insanım, kafama bir şey girince, çıkarmak lazım heman.