Uzun bir yol, uzun bir yürüyüş…

Orta hazırlıktaydım sanırım, öyle değilse orta bir. İngilizce derslerinin birinde bir şiir okumuştuk: her akşam yatmadan evvel televizyondaki hayran olduğu spikere iyi geceler diyen, onunla dertleşen bir yaşlı kadının hakkındaydı. Sonunda kadın ölüyordu ama o dert ortağı spiker cenazesine bile gelmiyordu. O şiiri bir ara (post internet) yoğun bir şekilde aramıştım da bulamamıştım. Dün bir de bunu yazacaktım.

Uzun uzun yürümek istiyorum (Ben seni uzun bir yolda yürürken gördüm müydü hiç.). Yürürken müzik dinlerim genellikle, yürüyüşün başında bölük pörçük bir şeyler düşünüyor olsam da, kısa bir süre sonra kafam dingin bir alana varıverir, belki rahatlarım. Düşünecek pek bir şeylerim de yok aslına bakarsanız, sıkıntım da. Durumumu özetleyen bir tanım olarak "Araf" akla geliyor (bugün Hande ile "Purgatory" ile "Limbo"nun arasındaki farkı, Türkçe’deki karşılıklarını konuştuk).

Gelmiş gibi hissetmiyorum, kalmış gibi de değilim. Neredeyim?

Comida Despedida – 12/12/2012




İyice arabeske kaçacak ama sabahtan beri kafamda çalıp duran şarkı Lady’nin yorumuyla "Every time we say goodbye / I die a little…" (zaten bunun yanına bir de 2046’nın soundtrack’ini götürmüştüm)

“Uzun bir yol, uzun bir yürüyüş…” için 1 yorum

  1. Limbo — Efendim, bu guzel sayfanizi tesadufen gordum. Ben konf. tercumaniyim. Cumartesi gunu bir toplantida calisiyordum. Konusmalardan birinin basligi (kelimesi kelimesine hatirlayamadiysam lutfen mazur gorun) “Bir tas hos hosaf icinde olsaydim ama simdi Araf’tayim”di. Konu da, ileri zekali ve ozel yetenekli cocuklarin dogum oncesi plasenta icinde her turlu ihtiyaci karsilanirken, okul donemine geldiginde yanlis egitim sonucu bocaladigi ile ilgiliydi. (hosaf=plasenta) Ben bunu “I wish I were in my mother’s womb, but I’m in limbo now” diye cevirdim. Toplantinin sonunda yabanci konusmaci “hani ‘limbo’ demistiniz ya, aynen oyle” gibi bir sey soyleyince pek sevindim. Iki yerde “limbo” deyince onceki konusmaya gonderme yaptiginda “araf” kelimesini, normal anlamda kullandiginda da “iki arada bir derede” kelimelerini kullandim Turkce’ye ceviririrken. Bu konuyu arkadasinizla tartismanizin uzerinden birkac hafta gecmis, ilginc bir tesaduf olmus.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir