Yazacak ne çok şey var!

Merhaba sevgili okuyucu! İki gündür yataklardaydık, bugün biraz daha iyiceyiz. Ciddi bir şey yok, yorgun düşmüşüz sadece (gezmekten bu arada, yani insanın derdi olacaksa, böyle olsun, değil mi! 8)

Bu da bir aylık bilançomuz:

  • 25-26 Nisan: Suzhou (100 km)
  • 2-4 Mayıs: Zhangjiajie / Tianmen Dağı / “Avatar” Dağları (1280 km)
    • 4-5 Mayıs: Fenghuang (Zhangjiajie’den 200 km)
  • 9-10 Mayıs: Xi’an (1380 km)
    • 11-13 Mayıs: Pekin (Xi’an’dan 1080 km) [Ben Pekin’e gitmeyip, güzel Şanghay’ımıza döndüm, Nergis Hanım et al. gittiler]

Bu kadar gezmeye uslandık mı peki? Dün biletlerimizi alıp, otelimizi ayarladık, kısmetse bu perşembe 4 günlüğüne ver elini Kyoto / Osaka (sevgili Ebru ile Hakan tura yazılmışlar da, şimdi buraya kadar gelmişken onlar, bayramlaşmadan olur mu hiç! 8)

Sonra, bu gezilerimiz sırasında bol bol değişik meyve yedik:

Bunlardan jackfruit, kiss mango, lychee ve yangmei’i önceden hemçilemiştik tabii ama olsun. Bir de nihayet, pişmiş halini de olsa ezeli korkumuz durian’ı tecrübe ettik. Korkmayalım diye epey bir süslemişlerdi, şöyle ki:

Pişmiş durianın başına gelenler…

İşte böyle bir şeyler, anlatacak çok şey var yani gördüğünüz üzere, vakit olur mu? Olur belki elbet. Günün kahramanı? Sevgili Abdullah ve onun süper kırmızı Honda’sı! (anlatırım anlatırım… 8)

– Çin’e giderken ne götürelim?
– Boş bavul… 8)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir