Karalamalar / Emre Sururi

Ana Sayfa || giriş

Takvim

May

Haziran2007

Tem

P

S

Ç

P

C

C

P

28

29

30

31

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

1

Bağlantılar

Gürer Bey'in Blog Sitesi
Patron'un Seyir Defteri
Epigraf
Yapılacaklar
Nergis'în Blog Sitesi
Hande'nin Blog Sitesi
Yaşam, evren ve obm hakkında her şey..
Turan'la Seksen Günde Devri Alem
Miranda July'ın Blogu
Çetin Beyciğimin Blogu
Sütlü Kahve
BiLöker
Surgical Strikes
İçli Tanrılar Korosu

Hakkımda

Resim Galerisi

Arama

Arşiv


powered by / kullanılan ana yazılım
GUBEN blogger by emre sururi

hosted by / barındırma
Fişek Enstitüsü Bilişim Hizmetleri
Fişek Enstitüsü Bilişim Hizmetleri
RSS Beslemesi
Yorumlar - RSS

Tüm Kategoriler
Genel/Hayat-Memat
Kültür/Sanat
Bilgisayar/Net
Sabun Köpüğü/TV Kafa
Entel
Eda'bi
Fizik
Tarih
Şarkı filan..
ütopya / distopya
Edebi
Nokia 770
epigraf3000

Geldim, gideceğim..
9 Haziran 2007 Cumartesi, 10:14

Son girişten bu yana 20 gün geçmiş. Bu sürede ben bir kore filmi misali, olabilecek her türlü heyecanı yaşadım, duyguyu tattım. Sizlere bu kanaldan söylemediğim üzere, 1 Haziran'da, doktora sonrası çalışmalarda bulunmak üzere başvurduğum yerlerden biri olan Hollanda'daki Delft Teknoloji Üniversitesi (TUDelft) tarafından görüşme için çağrılmıştım. Hollanda'nın en büyük üniversitesi olan TUDelft, bünyesinde birçok Nobel'li amcayı da barındırmakta. Amsterdam'dan bindiğim trenden inip, Delft'e adım attığım anda, o ana değin bulunduğum en güzel coğrafya parçasında olduğuma kanaat getirdim: Dört bir yandan kelebek misali geliveren üçlü dörtlü bisikletçi grupları, içinde nilüferler açmış kanallar, parke taşlarından (arnavut kaldırımı mı deniyordu yoksa bunlara?) yollar, Oz büyücüsüne giden Dorothy misali ben de bir an donakaldım. Orada iken çektiğim resimleri galeriye koydum. Sonrasında iki gün boyunca yoğun mülakatların ardından, cuma gecesi 1 gibi Ankara'ya iniş yaptık. Orada iken, bir hafta içerisinde sonucu bildireceklerini söylemişlerdi - ben de gitmeden evvel "büyük bir ihtimalle döndüğümde az çok nasıl neticeleneceği hakkında bir fikre sahip olurum" diyorduysam da, döndüğümde, durum tam ortadaydı. Salı akşamı oradaki müstakbel hocam Dr. Sluiter'dan bir eposta aldım, sevgili "hocam" beni telefonla aramış fakat ulaşamayınca posta göndermiş. Onun bizim saatimizle 17.30 civarında gönderdiği bu postayı benim görmem, Ece'yi yedirip, yıkayıp, yatırdıktan sonra, yani yaklaşık 21.15 sularında gerçekleşti. Neyse, lafı daha fazla uzatmadan, sadede gelirsek, çok şükür, TUDelft'e kabul edilmiştim. Hayli fazla imkana sahip olan bu güzel üniversitede ayrıca çalışacağım grup da çok iyi, her şey rüya gibi... Salı akşamından beri vur patlasın, çal oynasın durumları kısaca.

Sayın Felegin Sillesini Yemiş Acıların Kadını beni uyarmasaydı, bu müjdeli haberi bildirmeyi ne kadar zaman daha akıl edemezdim, kim bilir..

Bir de: Fiziksel, CVsel, ve ingliş bir kardeş blogum oldu. Delft'ten dönüşümde, hazır Sevgili Nur Hoca için yazdığım / tasarladığım sayfa kodunu hemen kendime uyarlayıp, artık bir ihtiyaç haline gelmiş bulunan Mostly Scientific Personal Home Page'imi siber uzayda gerçekledim (bkz. Sanal Uzay ve Gerçeklemek).

[Genel/Hayat-Memat] [Fizik] | Gönderen: sururi |  Yorumlar (1)

Ece Baby..
19 Haziran 2007 Salı, 10:52

eceBabyBasketball20070614Kraliçe evvelsi akşam ateşlendi, dün kontrole götürdük, evet, hastalanmış. Ateşi ilaçla kontrol altına alınabildiğinden ciddi bir şeyden şüphelenilmiyor. Yarın itibarı ile iyileşmesi bekleniyor. Ama bu bekleme süreci hiç de hoş bir şey değil. Geceleri özellikle çok kötü öksürüyor, ateş de cabası. Yine de bir halsizlik yok, huysuzluk var ama.. Bu dünyada insanın başına gelebilecek en kötü şey çocuğunun sıkıntısına çaresiz kalmak, bu. Bizimkisininki büyük ihtimalle ciddi bir şey değil ama ah o hastanelerdeki, sokaklardaki, savaşlardaki çocuklar.. Çok asık suratlı bir giriş oldu, bari başa bir lokum resmi koyayım...

[Genel/Hayat-Memat] | Gönderen: sururi |  Yorumlar (5)

Sene 1996 - ne çok şey oldu sene 1996'da.
28 Haziran 2007 Perşembe, 10:27

(Dün eski defterleri karıştırdım)

Geçen aydı sanırım, Morissette'in "Head over Feet"ini bir şekilde terennüm etmiş idim (Bu arada, bağlantı yapmak için ilgili girişi aradığımdı, geçen ay sandığım şeyin nisanın başı olduğunu görüp, tam bir dumura uğradım (total eclipse)). Hazır Emir de yurda geliyor, alınız size sene 1996, Skunk Anansie, Twisted (Everyday Hurts), Stoosh.

Skunk Anansie
Twisted (Everyday Hurts/ Skunk Anansie
I cried on my blood day
There was nothing that I
Could hold on to
Just a line could have helped
Remind me of you, of you

I screamed till the blood came
I was living in a cloud of hope
Lover's kiss then they make a wish
To the end, they pretend

Everyday hurts a little more
Everyday hurts a little more
And I'll do anything
Yes I'll do anything
To belong
To be strong
To say there's nothing wrong
Everyday hurts a little more
Everyday hurts a little more
And I'll do anything
Yes I'll do anything
To belong
To be strong
To say there's nothing wrong
Everyday hurts

I cried in the sunlight
Would I fake all the times I loved you
Just to play in a game of twisted with you
With you
I need to believe you
Sacrificed all the lies we made up
How we kissed then we made our wish
to the end, to the end

Everyday hurts a little more
Everyday hurts a little more
And I'll do anything
Yes I'll do anything
To belong
To be strong
To say there's nothing wrong
Everyday hurts a little more
Everyday hurts a little more
And I'll do anything
Yes I'll do anything
To belong
To be strong
To say there's nothing wrong
Everyday hurts

Time made me confide in you
So contrived were the words you sold me
Now nothing can swallow
The feeling so shallow inside

fidyoklip

[Şarkı filan..] | Gönderen: sururi |  Yorumlar (0)