dün, bugün, yarın

dün: bahadır’la ayça ankara’daydı, onlarla buluştuk, ayça ile de sonunda tanışmış olduk. yarın öğlen istanbul’a dönecekler ama bugün kar bastırdı, hala da yağıyor, inşallah rahat dönebilirler.

bugün: kar yağıyor.. sabah dişçiyle randevum vardı fakat bugün izin almış olduğunu öğrendiğimden, belirsiz bir tarihe ertelendi şimdi. Mehmet Hoca’nın odasına baktım sabah, Mehmet Hoca -ve dolayısıyla benim cici Nokia 770’im de- anlaşılan bir süre daha rötar yapacak. Dişçiyi bulamayınca, ben de berbere gideyim dedim, saçlarım epey uzamıştı, onların bir kısmından kurtuldum. oradan da çarşıdaki fotoğrafçıya uğrayıp, dün çektiğimiz resimleri basılmak üzere bıraktım. teknoloji ne kadar gelişmiş! ben resimleri makineden bilgisayara, oradan da cep telefonuma aktarmış idim, fotoğrafçıya cep telefonunun hafıza kartını verdim ama aleti okuyamayınca, bluetooth ile aktarmayı gerçekleştirdik, içimden “vay be!” dedim.. aşağıda o resimlerden birini görebilirsiniz efenim.. 8)

yarın: yarın da kar yağacak anlaşılan.. bekleyelim, görelim.

Ayça & Bahadır + Biz 01/02/2006
Baho’nun kulaklara dikiz pls.. 8)

“dün, bugün, yarın” için 3 yorum

  1. Bengü-Aysun — Biraz önce fotoğrafa bakarken farkettim: Bengü ile bizim Aysun (“Amirim” olan 🙂 ) çok benziyorlar. Bengü’ye sadece mavi göz tak ve saç rengini biraz daha aç, yeter. Ayrıca benzer bir yönleri daha var: Bengü için Mayıs başı önemli, Aysun için Haziran başı. 🙂 (Bengü, merhabaaaa!)

    Ayrıca saçların ve Hristiyan din adamları ile ilgili bir yorum yapacaktım ki “bugün”ü okudum; isabetli bir karar olmuş efendim.

  2. cello baho — kafamda gorunenler tv uzerindeki biblonun kulaklaridir, benim degildir.
    ve aslinda “kafanda o kulaklar cikacak” zorlamasiyla cekilmis 5. resimdir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir