17 Ekim 2026
Blogum ve last.fm hesabım üzerinden iki ayrı inceleme.
Emre Sururi’nin Müzikal Portresi
Kişisel blogu Karalamalar üzerine bir inceleme · emresururi.com
Emre Sururi’nin blogu, müzik zevkinin eklektik ama belirgin biçimde kendine özgü olduğunu düşündürüyor: Alternatif rock ve post-punk kökenli; gürültülü ve sert müziğe yakınlık duyan, ama aynı zamanda incelikli pop müziğe, kadın şarkıcı-şarkı yazarlarına, Türk halk müziği geleneklerine ve coşkulu, dans edilebilir Balkan esintili müziklere de açık bir dinleyici.
Burada en dikkat çekici özellik, yalnızca dinlediği türlerin çeşitliliği değil, müzik keşfetme süreci hakkında yazma biçimi. Müzik dinlemeyi devam eden bir macera olarak görüyor, müzikal kişiliği uyum sağlamaktan daha değerli buluyor ve modaya uygun bir grubu reddederken pek tanınmayan bir grubu tutkuyla savunmaktan da çekinmiyor.
Bu rapor, blogun farklı dönemlerinden yazılara dayanıyor: Yıllık müzik değerlendirmeleri, dinleme günlükleri, müzik önerileri ve belirli sanatçılar üzerine yazılar. Süreklilik gösteren tercihleri, belli bir dönemde keşfedilmiş bir sanatçıya duyulan geçici heyecandan ayırmaya çalıştım.
1. Temel müzikal kimlik: Alternatif rock, post-punk ve gürültü
Pixies — belirleyici alternatif rock grubu
2011 tarihli yıllık değerlendirmesinde, Pixies’in özellikle önemli bir yer tuttuğu bir yıldan söz ediyor; Surfer Rosa albümünü de yıkıcı, aşındırıcı yoğunluğuyla öne çıkarıyor. Yazısı, dinleyicinin dinamik karşıtlıklara, dizginlenmemiş gitarlara ve her an dağılacakmış gibi hissettiren müziğe duyduğu yakınlığı düşündürüyor.
Nine Inch Nails — endüstriyel müziğin yoğunluğu
NIN’den, özellikle yolculuklarında her gün dinlediği müziğin önemli bir parçası olarak söz ediyor. The Fragile, The Downward Spiral ve daha sonraki With Teeth üzerine yazdıkları, yalnızca yüksek sesli gitarlara değil, karanlık, özenle inşa edilmiş ve psikolojik açıdan yoğun müziğe de değer verdiğini gösteriyor.
Post-punk ve punk: The Fall, The Damned, Siouxsie and the Banshees ve Ramones
Bunlar rastgele adını andığı gruplar değil: Müzik değerlendirmelerinde ve kendi hazırladığı 2011 tarihli $izoSuru #1 podcast’inin parça listesinde de karşımıza çıkıyorlar. Seçkiler; köşeli post-punk’ı, gotik atmosferi ve doğrudan, yüksek enerjili punk’ı kapsıyor.
Bununla bağlantılı iki tercih daha öne çıkıyor:
- Karakter sahibi yoğunluk. Pixies ve NIN’in yanı sıra Therapy?, Morphine ve thrash ile death metalden de söz ediyor. Görünüşe göre yalnızca bir türe uyan müzikten değil, kendine özgü bir ses kimliği olan müzikten hoşlanıyor.
- Müzikal akrabalıkları fark etmek. Daha yeni bir grubun eski bir grubu fazlasıyla taklit etmesine dikkat ediyor. 2008’de Interpol ve Joy Division hakkında yazarken, Interpol’ü sevdiğini kabul ediyor ama özgünlük eksikliğini eleştiriyor.
İkinci nokta önemli: Bir şarkıyı severken aynı zamanda onun özgünlüğüne kuşkuyla yaklaşabiliyor.
2. Pop müziğe şaşırtıcı ölçüde geniş bir yakınlık
Elektro-punk ve dans edilebilir indie
Le Tigre, yıllık değerlendirmelerinden birinde yılın müzikal zirvesi olarak anılıyor; özellikle “Deceptacon” şarkısı öne çıkarılıyor. Buradaki çekicilik, ritmik itiş gücü, muziplik ve punk enerjisinin birleşimi gibi görünüyor.
Indie pop ve melodik şarkı yazarlığı
Camera Obscura, The Concretes, Lucky Soul ve She & Him, yıllık dinleme kayıtlarında veya müzik üzerine yazılarında karşımıza çıkıyor. Bunlar, müzik zevkinin daha aydınlık, melodik tarafını temsil ediyor.
Eski pop ve küçük kaçamaklar
1980’ler müziğini süregelen bir guilty pleasure olarak tanımlıyor. Blondie ile tanışmasını da uzun zamandır nasıl olup da bu grubu keşfetmediğine şaşıran birinin heyecanıyla anlatıyor. 2011 tarihli podcast’inde Enya ve Mecano da yer alıyor.
Buradaki önemli ayrım şu: Pop müziğe ilgi duyması, mutlaka cilalı ana akım prodüksiyonları tercih ettiği anlamına gelmiyor. Pop müzik; kişilik sahibi olduğunda, alışılmadık bir şarkı yazımı sunduğunda, akılda kalıcı bir melodiye ya da güçlü bir ritmik kancaya sahip olduğunda özellikle ilgisini çekiyor gibi görünüyor.
3. Kadın vokalli müzik ve kendine özgü şarkıcı-şarkı yazarları
Bu, blog boyunca en istikrarlı biçimde karşımıza çıkan temalardan biri.
| Sanatçı | Blogun düşündürdükleri |
|---|---|
| Neko Case | Olağanüstü güçlü bir kişisel bağlılık. 2009 tarihli, röportaj biçimindeki bir yazıda, piyangoyu kazanırsa onun evinin yanına bir ev alacağını şakayla karışık söylüyor. Case’in çok kısa sürede dinleme hayatını ele geçirdiğini anlatıyor. |
| Eleanor Friedberger | 2012 tarihli Last.fm yıllık listesinde birinci sırada. Özellikle “I Won’t Fall Apart on You Tonight” şarkısına duyduğu heyecan dikkat çekiyor. |
| Regina Spektor ve Kate Nash | Aynı yıllık dinleme listesinde üst sıralarda yer alıyorlar. Bu da kendine özgü vokallere ve şarkı yazımına duyduğu ilgiyi düşündürüyor. |
| Portishead | Tekrarlanan biçimde öne çıkıyor; 2011 listesini ikinci sırada tamamlıyor. Karanlık ve atmosferik sesleri, müzik zevkinin daha sert tarafını tamamlıyor. |
| Tori Amos | “Precious Things” şarkısının canlı bir performansını, uzun süredir dinlediği bir sanatçıya aşinalıkla ele alıyor. |
Dinleme çevresinde yer alan diğer isimler arasında Florence + the Machine, Cat Power, PJ Harvey, Bat for Lashes ve Beth Orton da var.
Burada bir ayrım yapmakta fayda var: Bir sanatçıyı yalnızca kadın olduğu için seviyor gibi görünmüyor. Florence + the Machine ile zamanla arasının açıldığını söylerken Neko Case ve She & Him’e duyduğu heyecanı koruyor. Dolayısıyla tercih, ayrım gözetmeyen bir kategoriye değil, belirli seslere ve sanatsal kişiliklere yönelik.
4. Metal: Ara sıra uğranan bir durak değil, ciddi bir ilgi
Thrash, speed ve death metal
Sururi’nin blogunda sert müziğe sık sık dönülüyor: Metallica, Anthrax, Slayer, Exodus, Warbringer, Death ve Napalm Death bunlardan bazıları. Thrash metalin arka planda düzenli olarak çaldığını anlatıyor; okul ve üniversite yıllarından kalma metal favorilerini hatırlıyor.
Özellikle 2008 tarihli bir müzik günlüğünde death ve speed metale olan sevgisinin yeniden alevlendiğini söylüyor, thrash’in dinleme hayatında düzenli bir yer tuttuğundan söz ediyor ve Napalm Death’in canlı kaydını ayrıntılı biçimde ele alıyor. Burada yalnızca müziğin kendisine değil, performansın koşullarına ve karakterine de dikkat ediyor.
Indie pop’a duyduğu ilgiyle karşılaştırıldığında bu oldukça açıklayıcı. Aralıksız bir thrash riff’inden incelikle yazılmış bir pop şarkısına geçebiliyor; ikisini de temel müzik zevki açısından bir taviz olarak görmüyor. Müzikal kimliğini tek bir türle açıklamak bu nedenle mümkün değil.
5. Uluslararası müzik: İspanyolca şarkılar, Avrupa ve bölgesel keşifler
İspanyolca pop
Mecano podcast’inde yer alıyor; Olivia Ruiz ve La Oreja de Van Gogh da yıllık müzik değerlendirmelerinde karşımıza çıkıyor. Bunlar, dinleme dünyasının İngilizce alternatif müzik sahnesinin çok ötesine uzandığını gösteriyor.
Avrupa’dan keşifler
Room Eleven, Olivia Ruiz, Lendakaris Muertos ve Hertzainak; Hollanda, Fransa ve Bask Bölgesi’ndeki arkadaşları ve seyahatleri aracılığıyla keşfettiği müzisyenlerin çeşitliliğini gösteriyor.
Türk halk müziği ve dans müziği
Haziran 2024 tarihli daha yeni bir yazısında Seyyah grubunu ve “Elindedir Bağlama” parçasını büyük bir heyecanla öneriyor; ardından Kolektif İstanbul ve “Acımadı Yine” parçasına geçiyor. Dili oldukça coşkulu: Müziği başkalarıyla paylaşmak ve insanları dans ettirmek istiyor.
2024 tarihli yazı özellikle önemli; çünkü bu müzikal merakın yalnızca gençlik dönemine ait olmadığını gösteriyor. Yeni keşifler müzik hayatının hâlâ bir parçası ve Türk halk müziğinden beslenen müzikler, uzun süredir sevdiği alternatif rock ile aynı dinleme dünyasında yer bulabiliyor.
6. Müziği nasıl keşfediyor ve değerlendiriyor?
- Keşfetmek, müzik zevkinin bir parçası. Sık sık bir sanatçıyı geç keşfetmenin ve onu nasıl olup da daha önce duymadığını sorgulamanın heyecanını anlatıyor. Blondie’ye ve Neko Case’e ilişkin yazıları bunun iyi örnekleri.
- Arkadaşlar önemli bir müzik ağı oluşturuyor. Yazılarında arkadaşlarının ve iş arkadaşlarının kendisine yeni sanatçılar tanıttığından, birbirleriyle çalma listeleri paylaştıklarından ve müzik ufuklarını genişlettiklerinden söz ediyor. Dinleme deneyimi hem toplumsal hem de kişisel.
- Özgünlüğe değer veriyor. Interpol’ün Joy Division’a benzerliğine yönelik eleştirisi, müzikal ödünç almaları fark ettiğini ve bir eseri beğenmekle ona hayranlık duymayı birbirinden ayırabildiğini gösteriyor.
- Fikir sahibi ama bunu mizahla ifade ediyor. Yazılarında şakalar, abartılar, sevecen takılmalar ve kendisiyle dalga geçme var. Bir grubu eleştirirken bile resmî bir müzik otoritesi kurmaya çalışmaktan ziyade canlı bir kişisel sohbet yürütüyor.
- Yalnızca tek tek şarkıları değil, albümleri de dinliyor. Surfer Rosa ve Kate Nash’in My Best Friend Is You albümleri üzerine ayrıntılı değerlendirmeleri, şarkıların bir albüm boyunca nasıl bir araya geldiğine ilgi duyduğunu gösteriyor.
Podcast’i $izoSuru da önemli bir kanıt. İlk bölümde Motörhead ve Pixies’ten Vampire Weekend’e; She & Him, The Damned, Siouxsie and the Banshees, Regina Spektor, Lendakaris Muertos, Mecano, Enya ve The Fall’a uzanan bir seçki var. Bu sıra, müzik zevkinin neredeyse küçük bir özeti: Eklektik, müzik tarihinin farkında ve türleri birbirinden ayrı tutma konusunda pek kaygılı değil.
7. Kronolojik bakış: Neler değişiyor, neler kalıcı?
2005–08 · Alternatif rock, punk ve metal
İlk yazılar Tori Amos, Joy Division, Editors, The Chameleons, Mission of Burma, Interpol ve ekstrem metalle ilgili bir aşinalık ortaya koyuyor. Bu dönem; yoğunluğa, kendine özgü müzikal seslere ve güçlü ritmik kimliklere duyduğu ilginin temelini oluşturuyor.
2009–12 · Indie pop, müzikal portreyi genişletiyor
Pixies, Portishead, NIN ve Ramones önemini korurken kadın şarkıcı-şarkı yazarları, melodik indie pop, eski pop ve uluslararası keşifler özellikle görünür hâle geliyor. Yıllık dinleme listeleri, gerçek dinleme alışkanlıklarına ilişkin en açık kanıtları sunuyor.
2022–24 · Keşfetmeye devam
Blogda 2022’de Purson ve Nusquama, 2024’te ise Seyyah ve Kolektif İstanbul öne çıkıyor. Ortak nokta, alternatif rock kanonunun çok dışında kalan sanatçılar da dâhil olmak üzere yeni müzikler keşfetme isteğinin sürmesi.
Bu kronolojiyi, dinleme oranlarında ölçülmüş bir değişim olarak yorumlamamak gerekir. Eski yıllara ait müzik yazıları özellikle ayrıntılı; daha sonraki dönemlere ilişkin kanıtlar ise daha seçici. Süreklilik gösteren şey, eski favorilerle yeni keşiflerin ve kendine özgü müziğe duyulan heyecanın bir arada bulunması.
8. Genel profil
Müzik zevki bir bakışta
Blogdaki kanıtlara dayanan nitel bir değerlendirme; hesaplanmış dinleme istatistikleri değildir.
Bu derecelendirmeler, blogdaki kanıtların gücünü gösteriyor; her tür için kaç saat müzik dinlediğini değil.
Son değerlendirme
Emre Sururi’nin müzik zevkini en doğru biçimde, karşıtlıklardan beslenen bir alternatif müzik tutkusu olarak tanımlayabiliriz. Temelinde punk, post-punk, alternatif rock ve daha sert müzikler var. Bu temelin çevresinde ise melodik indie pop, kadın vokalli şarkı yazarlığı, 1980’ler pop’u ve farklı kültürler ile kişisel ilişkiler aracılığıyla keşfedilen müzikler bulunuyor.
Özellikle üç özellik öne çıkıyor:
- Yoğunluk: Güçlü bir ses karakterine, belirgin ritimlere ve kendine özgü bir kişiliğe sahip müziğe yöneliyor.
- Bireysellik: Özgünlüğe önem veriyor; bir sanatçının kendisini ikna etmediğini düşünüyorsa bunu açıkça söylemekten çekinmiyor.
- Merak: Az bilinen metal gruplarından Türk halk müziği esintili topluluklara kadar yeni müzikler keşfetmeyi sürdürüyor; sabit bir müzik kanonuna hapsolmuyor.
Bir sınırlamayı da belirtmek gerekir: Bu rapor, herkese açık biçimde dizine alınmış blog yazılarının bir seçkisine dayanıyor; bütün yazıların eksiksiz nicel analizine veya güncel dinleme geçmişine değil. Yıllık Last.fm listeleri geçmişe ilişkin değerli anlık görüntüler sunuyor, ancak bugünkü zevkinin kesin bir sıralaması olarak değerlendirilmemeli.
Bununla birlikte, kanıtların bütünü tutarlı bir portre çiziyor: Müzikte karakter arayan biri. Bu karakter bazen Pixies’in patlayıcı bir gitarında, bazen endüstriyel bir ritimde, bazen karşı konulmaz bir pop melodisinde, bazen de hareketli bir halk dansının ritminde ortaya çıkıyor.
Emre Sururi’nin müzik zevki
Alternatif rock ve post-punk’tan melodik indie pop’a, operadan eski pop klasiklerine uzanan kişisel bir dinleme tarihinin değerlendirmesi.
1. Verinin genel görünümü
Kayıt aralığı: 27 Ağustos 2008 – 14 Ekim 2026. Sayılar, sağlanan ODS dosyasındaki kayıtların önceki analizinde raporlanan değerlerdir. Aynı sanatçının farklı yazılışları ayrı sayılmış olabilir.
Bu rakamlar hem geniş bir keşif alanına hem de belirli sanatçılara tekrar tekrar dönülen yoğun bir dinleme alışkanlığına işaret ediyor. Müzik zevki yalnızca çok sayıda sanatçıyı bir kez dinlemekten ibaret değil; bazı sanatçılar ve albümler yıllar boyunca dinleme hayatının merkezinde kalmış.
2. En çok dinlenen sanatçılar
Dosyadaki kayıt sayısına göre sıralama. Çubuklar ilk sıradaki sanatçıya göre ölçeklenmiştir.
Neko Case neden bu kadar önemli?
Neko Case, 2.809 dinlemeyle tüm zamanların bir numarası. Bu, blogda kendisinden söz ederken kullandığı kişisel ve coşkulu dilin yalnızca edebî bir abartı olmadığını düşündürüyor. 2009 yılında tek başına 1.078 dinlemeyle yılın en çok dinlenen sanatçısı olması da bu bağlılığın belirli bir dönemde çok yoğunlaştığını gösteriyor.
Morphine, Pixies ve Ramones ise sert, özgün ve ritmik alternatif rock’ın ağırlığını doğruluyor. The Cure, Talking Heads ve The Smiths post-punk ve new wave çizgisini temsil ediyor. Lucky Soul, She & Him ve Kate Nash ise melodik, çoğunlukla kadın vokalli müziğin de merkezî olduğunu gösteriyor.
Belki de en şaşırtıcı bulgu, Verdi, Puccini ve Mozart’ın ilk 20’ye girmesi. Blogun alternatif rock ağırlıklı anlatısı, dinleme geçmişinin bütününü tek başına temsil etmiyor.
3. Dinleme yoğunluğu ve çeşitlilik
İlk 10 sanatçı toplam 21.030 dinlemeye karşılık geliyor; bu, bütün kayıtların yaklaşık %9,2’si. İlk 30 sanatçının payı yaklaşık %19,3.
Bu dağılım, dinleme geçmişinin birkaç sanatçıya kapanmadığını gösteriyor. En sevilen isimler tekrar tekrar dinlense de kayıtların büyük bölümü geniş bir sanatçı kümesine yayılıyor.
Çekirdek repertuvar
Neko Case, Morphine, Pixies, Ramones, The Cure ve benzeri sanatçılara uzun süre boyunca tekrar dönmek.
Geniş keşif alanı
Binlerce farklı sanatçı, dönem, tür ve müzikal gelenekle temas kurmak.
4. Yıllara göre değişim
Yıllık dinleme sayıları; 2026 verisi 14 Ekim’de sona erdiği için kısmi yıldır.
2008–2017: Alternatif müzik ekseninin yerleşmesi
Bu dönemde Ramones, Pixies, Neko Case, Nine Inch Nails, Lucky Soul, Morphine ve Kate Nash öne çıkıyor. 2010’da Pixies 579, Portishead 550, She & Him 424 ve Florence + the Machine 329 dinlemeyle üst sıralarda. 2012’de The Smashing Pumpkins ve Lucky Soul öne çıkarken, 2013–2014’te Lucky Soul, Nine Inch Nails, Morphine, The Cure ve Pixies dikkat çekiyor.
2018–2020: Klasik müziğe belirgin yöneliş
Bu, verideki en çarpıcı değişimlerden biri. 2019’da Puccini 823, Mozart 512, Verdi 465 dinlemeyle öne çıkıyor. 2020’de Verdi 672 dinlemeye ulaşıyor; Mozart, Michelangelo Falvetti ve Gaetano Donizetti de öne çıkanlar arasında. Bu dönem, klasik müziğin birkaç rastlantısal dinlemeden öteye geçip yoğun bir dinleme evresine dönüştüğünü düşündürüyor. Ancak veriler bu değişimin nedenini tek başına açıklamıyor.
2021–2026: New wave, pop ve eski favorilerin dönüşü
2021’de Talking Heads, The Selecter ve Altered Images; 2022’de B-52’s, Pixies ve The Fratellis; 2023’te The Cure, The Specials, Pixies ve Talking Heads öne çıkıyor. 2024’te Kilink, Hande Yener ve Nil Karaibrahimgil gibi isimler dikkat çekiyor. 2025’te The Black Keys birinci sırada; 2026’da ise Joanna Wang 1.126 dinlemeyle açık ara önde.
5. Albüm tercihleri
| Sıra | Sanatçı | Albüm | Dinleme |
|---|---|---|---|
| 1 | Lucky Soul | The Great Unwanted | 876 |
| 2 | Discount | Half Fiction | 826 |
| 3 | Neko Case | Middle Cyclone | 793 |
| 4 | Kate Nash | My Best Friend Is You | 766 |
| 5 | Morphine | Cure for Pain | 762 |
| 6 | Pixies | Doolittle | 741 |
| 7 | Portishead | Dummy | 681 |
| 8 | Morphine | Yes | 678 |
| 9 | Pixies | Surfer Rosa/Come on Pilgrim | 678 |
| 10 | Lucky Soul | A Coming of Age | 675 |
| 11 | Therapy? | Troublegum | 651 |
| 12 | Neko Case | The Tigers Have Spoken | 643 |
| 13 | Jain | Zanaka | 614 |
| 14 | She & Him | Volume One | 609 |
| 15 | Giuseppe Verdi | La traviata | 598 |
Lucky Soul’un yeri: İki albümünün ilk 10’a girmesi, grubun yalnızca birkaç şarkısıyla sevilen bir isim olmadığını gösteriyor.
Albüm bütünlüğü: Morphine’in üç albümünün, Pixies’in ise iki albümünün üst sıralarda bulunması, belirli sanatçıların diskografileriyle derin bir ilişki kurulduğunu düşündürüyor.
Kadın şarkıcı-şarkı yazarları: Neko Case ve Kate Nash’in albümlerinin üst sıralarda olması, She & Him’in de ilk 15’e girmesiyle birlikte blogdaki izlenimi nicel olarak destekliyor.
Klasik müzik: Verdi’nin La traviata albümünün ilk 15’te bulunması, klasik repertuvarın albüm düzeyinde de anlamlı bir yeri olduğunu gösteriyor.
6. En çok dinlenen şarkılar
| Sıra | Sanatçı | Parça | Dinleme |
|---|---|---|---|
| 1 | The Vapors | “Turning Japanese” | 246 |
| 2 | The Knack | “My Sharona” | 213 |
| 3 | Walk the Moon | “Shut Up and Dance” | 205 |
| 4 | Feist | “One Evening” | 204 |
| 5 | Eleanor Friedberger | “I Won’t Fall Apart on You Tonight” | 190 |
| 6 | Kate Nash | “Kiss That Grrrl” | 185 |
| 7 | Leigh Nash | “Somebody’s Yesterday” | 180 |
| 8 | Maia Hirasawa | “And I Found This Boy” | 177 |
| 9 | Kate Nash | “Merry Happy” | 176 |
| 10 | Morrissey | “Back on the Chain Gang” | 176 |
| 11 | The Communards | “Don’t Leave Me This Way” | 173 |
| 12 | Wall of Voodoo | “Mexican Radio” | 167 |
| 13 | Vampire Weekend | “A-Punk” | 165 |
| 14 | The Cure | “Boys Don’t Cry” | 164 |
| 15 | Pulp | “Common People” | 163 |
Şarkı listesi, akılda kalıcı, ritmik ve melodik parçaların önemini gösteriyor. “Turning Japanese”, “My Sharona”, “Shut Up and Dance”, “One Evening” ve “A-Punk” farklı türlerden gelse de belirgin ritimleri ve tanınabilir melodileriyle öne çıkıyor.
Feist’in “One Evening” parçasının dördüncü sırada olması özellikle dikkat çekici. Kate Nash’in iki parçasının ilk 10’a girmesi de onun dinleme geçmişindeki yerinin tek bir albümün genel başarısıyla açıklanamayacağını düşündürüyor.
7. 2026’da Joanna Wang: yeni bir dinleme tutkusu
Joanna Wang, 2026’da 1.126 dinlemeyle öne çıkıyor. Dinlemeler yılın başında düşükken mart ve özellikle nisan ayında hızla artıyor; mayısta zirveye ulaştıktan sonra da yüksek düzeyde devam ediyor.
| Gösterge | Değer |
|---|---|
| 2026’daki toplam dinleme | 1.126 |
| Nisan 2026 | 258 |
| Mayıs 2026 | 291 |
| Haziran 2026 | 212 |
Öne çıkan parçaları arasında “我只在乎你” (56 dinleme), “The Best Mistake I’ve Ever Made” (53), “Let’s Start from Here” (43), “I Love You (OT: 愛很簡單)” (39) ve “忘記他” (37) bulunuyor.
İlginin birden fazla parçaya yayılması, tek bir şarkıyı tekrar tekrar dinlemekten ziyade sanatçının repertuvarını keşfetmeye işaret ediyor. Bu nedenle 2026, yalnızca eski favorilerin korunduğu bir dönem değil; yeni bir sanatçının müziğine yoğun biçimde girilen bir dönem olarak da görülebilir.
8. Türler açısından nihai değerlendirme
Alternatif rock, punk ve post-punk
Pixies, Ramones, The Cure, The Smiths, Talking Heads, Therapy? ve Nine Inch Nails uzun vadeli müzikal omurgayı oluşturuyor.
Melodik indie pop ve kadın vokaller
Neko Case, Lucky Soul, She & Him, Kate Nash, Camera Obscura ve Eleanor Friedberger melodik ve şarkı yazarlığı merkezli yönü temsil ediyor.
Karanlık ve özgün alternatif müzik
Morphine ve Portishead, atmosferi belirgin ve alışılmış rock düzenlemelerinin dışına çıkan müziğe ilgiyi gösteriyor.
Opera ve klasik müzik
Verdi, Puccini ve Mozart’ın üst sıralarda yer alması, özellikle 2018–2020 döneminde klasik repertuvarın önemli bir dinleme alanına dönüştüğünü düşündürüyor.
Eski pop, new wave ve ritmik şarkılar
The Vapors, The Knack, Blondie, ABBA ve The B-52’s gibi isimler, akılda kalıcı melodilerin ve güçlü ritimlerin önemini gösteriyor.
Keşif ve çeşitlilik
Binlerce farklı sanatçıya yayılan kayıtlar, müzik zevkinin sabit bir kanona kapanmadığını; yeni sanatçı ve türlerle sürekli genişlediğini gösteriyor.
Türler, sanatçıların bilinen müzikal özelliklerinden hareketle nitel olarak yorumlanmıştır; Last.fm dosyasında standartlaştırılmış bir tür sınıflandırması olarak bulunmaz.
9. Blog ile Last.fm karşılaştırması
| Blogdaki izlenim | Last.fm verisindeki karşılığı |
|---|---|
| Pixies ve NIN’e güçlü bağlılık | Pixies tüm zamanlarda 3., NIN 9. |
| Neko Case’e olağanüstü hayranlık | Neko Case tüm zamanların 1 numarası |
| Indie pop ve kadın şarkıcı-şarkı yazarlarına ilgi | Lucky Soul, She & Him ve Kate Nash ilk 20’de |
| Punk ve post-punk’ın kalıcı önemi | Ramones 4., The Cure 5., Talking Heads 6., The Smiths 7. |
| Metal ve sert müzikle ilişki | Therapy?, Suicidal Tendencies, Anthrax ve Metallica yüksek dinleme sayılarına sahip |
| Klasik müziğin daha az görünür olması | Verdi 10., Puccini 14., Mozart 16. |
İki kaynak önemli ölçüde örtüşüyor, ancak aynı şeyi ölçmüyor. Blog, hakkında yazmaya değer bulunan müzikleri gösteriyor; scrobbles ise neyin tekrar tekrar dinlendiğini. Bir sanatçının çok dinlenmesi, onun hakkında blogda çok yazıldığı anlamına gelmiyor.
Sonuç
Emre Sururi’nin müzik zevki, alternatif rock ve post-punk merkezli olsa da bu merkez geri kalan müzikal dünyayı gölgede bırakmıyor. Melodik indie pop, kadın şarkıcı-şarkı yazarları, eski pop, new wave ve klasik müzik; dinleme geçmişinde kalıcı ve ölçülebilir bir yere sahip.
- Neko Case, Pixies ve Morphine yalnızca sevilen isimler değil; dinleme hayatının uzun vadeli dayanakları.
- Müzikal çeşitlilik yüzeysel değil. Farklı türlerde sanatçı, albüm ve parça düzeyinde yoğun dinlemeler var.
- Müzik zevki zaman içinde yenileniyor. 2019–2020’de klasik müzikte yoğunlaşma, 2024’te farklı Türkçe pop isimlerinin yükselişi ve 2026’da Joanna Wang’a yöneliş bunun somut örnekleri.
Kısacası: Kendine özgü müzikal kişiliklere derinden bağlanan, ama bu bağları yeni keşiflerle sürekli genişleten bir dinleyici.